KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4964 E., 2006/7876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kurum, davalı şirket ile 5.5.1987 tarihinde imzalamış oldukları abonelik sözleşmesi gereğince 12.000.000 TL güvence bedeli yatırdıklarını, 12.6.2003 tarihinde Enerji Bakanlığınca davalı şirkete el konulması sonucunda ... tarafından yeniden güvence bedeli talep edildiğini, davalı şirkete ... oldukları güvence bedelinin güncelleştirilmiş tutarı olan 3.680.000.000 TL’nin tahsili için başlatmış oldukları icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, muaccel hale gelmiş bir alacağın bulunmadığını, Enerji Bakanlığınca şirkete el konulduğundan kendilerine karşı dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının, davalı şirkette kalan güvence bedelini isteyebileceği kabul edilmekle birlikte, davalı, yasaya uygun bir şekilde ihtarname ile temerrüde düşürülmediğinden, alacağa faiz talep edilemeyeceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalının sadece 12.000.000 TL’lık alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurumun, davalı şirket ile olan 5.5.1987 tarihli abonelik sözleşmesi nedeniyle davalıya 12.000.000 TL güvence bedeli ödediği, abonelik sözleşmesinin 12.6.2003 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihte Enerji Bakanlığınca davalının imtiyaz sözleşmesi feshedilip şirkete el konularak yetki ve görevlerinin ...’a devredildiği, ... tarafından davacıya gönderilen 22.7.2003 tarihli yazı ile yeni güvence bedeli
yatırması gerektiği, aksi halde elektriğinin kesileceği hususunun bildirildiği, davacının da 9.8.2005 tarihinde 4.120,20 YTL güvence bedelini ...’a ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kurum tarafından davalıya ödenmiş olan güvence bedelinin iadesi gerekli olup, mahkemece de güvence bedelinin iadesi talebi kabul edilmişse de, güncelleştirilmiş karşılığının tahsiline yönelik talep ise reddedilmiştir.
Oysa ki ülkemizde yaşanan enflasyon, uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyretmiş ve paramızın değeri (alım gücü) de bununla ters orantılı olarak devamlı düşmüştür. Belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir.
Bu bakımdan iadeye karar verilirken, güvence bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır.
Somut olayda davacı tarafından davalıya 5.5.1987 tarihinde ödenen 12.000.000 TL güvence bedelinin, davalının imtiyaz sözleşmesinin feshedildiği 12.6.2003 tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak sureti ile güncelleştirilmiş karşılığı, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, Hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmeli, ödenen teminatın bu yolla belirlenecek güncelleştirilmiş karşılığına hükmedilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar gözardı edilerek, temerrüdün gerçekleşmediğinden bahisle sadece ödenen güvence bedelinin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4964, K. 2006/7876, 15 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama