KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5966 E., 2006/8872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, hazineye ait araziye davalı ile ortak arpa ve buğday ekimi konusunda anlaştıklarını, buna göre el orağı ile biçilmesi ... ile biçme ve dövme işinin davalıya sair masrafların kendisi tarafından yapılmasının kararlaş- tırıldığını, davalının, biçimi el orağı yerine ... döğer ile yaptığı gibi elde edilen üründen kendisine hiç bir pay vermediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 800.000.000 TL'nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile ortak arpa ve buğday ekimi konusunda anlaşma yaptıklarını, ancak iddia edildiği gibi biçimin el orağı ile yapılması konusunda taahhüdünün bulunmadığını, biçilen mahsulün yarısını kendisinin aldığını, davacı hissesini dava dışı Nafiz isimli şahsın dükkanına bıraktığını, davacının hissesine düşen mahsulü oradan alabileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının mahsulü biçtikten sonra davacıya payını alması için defalarca haber gönderdiği halde almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, biçme ve dövme masrafı davalıya, sair masraflar davacıya ait olmak üzere ortak buğday ve arpa ekimi yapılmış elde edilecek mahsulün yarı yarıya paylaştırılması için anlaşma yapıldığı, davalının mahsulü biçtiği konusunda uyuşmazlık olmadığı gibi bu husus mahkemeninde kabulündedir. Uyuşmazlık davalının biçtiği mahsulün yarı hissesini davacıya verip vermediği konusundadır. Mahsulü davalı biçtiği davalının kabulüde olduğuna göre, davacının hissesine düşen miktarı davacıya teslim ettiğini, davalı kanıtlamalıdır.
Şayet davacı hissesini teslim almaktan imtina edip temerrüde düşerse davalı BK 90-91-92 maddeleri gereğince davacı hissesi için hakkındaki tevdi mahalli tayin ettirmeli ve gerektiğinde satışı için hakimden izin istemelidir. Uyuşmazlığın miktarı itibariyle karşı tarafın açık bir muvafakatı olmadıkça bu konuda tanık dinlenemez, dinlenen tanık ifadelerine dayanılarak hüküm verilemez. Davalı ibraz ettiği delillerle davacı hissesini verdiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı hissesine düşen miktar belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/5966, K. 2006/8872, 2 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama