KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5988 E., 2006/9722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kayıt maliki olduğu ... plakalı aracı 15.6.2000 tarihinde davalının verdiği vekaletname gereğince vekilinden noter sözleşmesi ile satın aldığını, satın aldığı aracı dava dışı ... adlı şahsa yine noterden sattığını, ancak aracın hırsızlık malı-çenç olduğu bildirilerek Emniyet Müdürlüğünce el konularak ... sahibine iade edildiğini, aracın zaptından dolayı ...’a ödeme yapmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürerek, aracın piyasa değeri olarak ödemek zorunda kaldığı 9.500.000.000 TL ‘nin ticari faiziyle ödetilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu aracı 12.5.1999 tarihinde sıfır olarak satın aldığını, 26.3.2000 tarihinde yaptığı kazada aracın pert olması nedeniyle sigorta şirketinden bedeli alıp şirkete satış için vekaletname verdiğini, davacıya araç satmadığı gibi davalıdan satım bedeli de almadığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 9.500.000.000 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı davalının kayıt maliki olduğu aracı, davalının verdiği vekaletname gereğince vekilinden alıp, üçüncü şahsa sattığını, ancak aracın hırsızlık malı ve çenç olduğunun anlaşılması üzerine el konulması sonucu zarara uğradığını ileri sürerek, gizli ayıp nedeniyle ödediği bedelin iadesini istemektedir. Davalı ise, söz konusu aracın hasar gördüğünü, aracın kasko sigortacısına terk edilerek tam sigorta tazminatının alındığını, dava dışı sigorta şirketinin aracı üçüncü kişilere sattığını, satışı bizzat kendisinin yapmadığını savunmuştur.
İlk olarak, B.K.nun 184. ve müteakip maddeleri gereğince, satıcı, satılandaki hukuki ve maddi ayıplardan alıcıya karşı sorumludur. Ancak, somut olayda davalının ... satıcı olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasında zorunluluk vardır.
Bilindiği gibi, kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alınan araçlarda teminat kapsamında ciddi hasarlar meydana geldiği durumlarda, aradaki sözleşmeye uygun olarak sigortacı şirket ya araç bedelini tam olarak sigortalıya ödeyerek hasarlı aracı kendisi almakta, ya da hasarlı aracı sigortalıya bırakarak, hasarlı araç bedelini tazminattan mahsup etmektedir.
Sigorta şirketi tam sigorta tazminatı ödemesi durumunda, sigortalının sigorta poliçe genel şartlarındaki hükümler nedeniyle gerektiğinde, hasarlı aracın mülkiyetini, sigortacı şirketin gösterdiği üçüncü kişilere devir zorunluluğu doğmaktadır.
Sigorta şirketinin bu şekilde elde ettiği hasarlı aracı satması ve satın alanın da aracı tamir ederek veya tamir ettirerek tekrar piyasa koşullarında üçüncü kişilere satması karşısında, araç maliki sigortalının son alıcıya aracın mülkiyetini devretmesi poliçe genel şartlarındaki hükümler nedeniyle bir zorunluluk olacağından, bu gibi durumlarda son olarak aracı satın ... ile araç maliki arasında B.K.nun 182. maddesi anlamında bir satım ilişkisinden söz etmek mümkün değildir.
Çünkü satın ..., araç malikine gerçekte bir bedel ödememektedir. Son malikin muhatabı aracı fiilen teslim ve satın aldığı kişidir. Bu gibi durumlarda ise, araç maliki satıcının ayıba karşı tekeffülünden söz etmeye olanak yoktur.
Bu durumda mahkemece, davalıya ait araçla ilgili düzenlenen poliçe genel şartlarının getirtilmesi, aracın pert işlemine tabi tutulması durumunda sigortalının (davalı) yükümlülüklerinin tespit edilmesi, somut olayda, araç hurdasının hangi tarafta kaldığının gerektiğinde sigorta şirketinden de sorulması, şayet, davalı sırf sigorta sözleşmesinin gereği olarak aracın devrini gerçekleştirmiş ise, davanın reddine, aksi halde davacıyı zarara uğratmak ve haksız menfaat temin etmek kaydıyla hareket ettiğinin kanıtlanması durumunda ise satış bedeli konusundaki taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/5988, K. 2006/9722, 15 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama