Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı, Digitürk Konut İçi Bireysel üyelik abonesi olan davalının fatura bedellerini ödemediğini, hakkında yapılan takibe de itiraz ettiğini, itirazın iptali istemi ile ... 1. Tüketici Mahkemesinin 2004/5792 esas 2005/689 karar sayılı dosyasında açılan davanın da dava açma şartı gerçekleşmediğinden reddine karar verilmesi nedeniyle, Beşiktaş kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığına başvurduğunu ancak Hakem Heyetince satıcı ve sağlayıcıların başvuru haklarının bulunmadığı ve ihtilaf yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile taleplerinin red edildiğini ileri sürerek 225.300.00 Tl. alacağın fatura tarihlerinden itibaren işleyecek aylık %10 oranında da gecikme faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu alacağın miktarı 225.300.000 Tl. olup, tüketici sorunları Hakem Heyetine başvurulmadan dava açıldığı 4077 sayılı yasanın 22/5 maddesine göre dava açabilme şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, bu davayı açmadan önce Beşiktaş Kaymakamlığı İlçe Hakem Heyeti Başkanlığının dosyadaki 22.6.2005 tarihli kararında; davacının tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına başvurduğu, ancak hakem heyetince 4077 sayılı yasada sadece tüketici Sorunları Hakem Heyetine Tüketici konumunda olan kişilerin başvurabileceği,satıcı ve sağlayıcıların başvuru haklarının bulunmadığı, ilavetende taraflar arasındaki ihtilafın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının talebi reddedilmiştir. Davacı da red bu kararı üzerine ... bu davayı açmıştır.
4077 sayılı Yasanın 22.maddesinin 1. fıkrasında “ Bakanlık İl ve İlçe merkezlerinde bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde en az bir Tüketici
Sorunları Hakem Heyeti oluşturmakla görevlidir.” 8.fıkrasında “25. maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışındaki tüm uyuşmazlıklar, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır” hükmünü içerir.
Her iki fıkranın birlikte değerlendirilmesinde, tüketici Sorunları Hakem Heyetinin sadece tüketicinin değil tüketicilere mal ve hizmet sağlayan ve 4077 sayılı Yasanın 3. maddesindeki tariflere uyan kişi ve kuruluşlarda başvurabilecekleri gibi, Tüketici Hakem Heyetleride kendilerine gelen ihtilaflar hakkında esastan çözüm getirmek konusunda görevli ve yetkilidirler. 4077 sayılı Yasanın genel kapsamından ve espirisinden bu sonuca varılması gerekir.
Yasanın hiçbir maddesinde Tüketici Sorunları Hakem Heyetine sadece tüketicilerin başvurabileceği, satıcı ve sağlayıcıların başvuramayacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi, Tüketici sorunları Hakem Heyetinin kendilerine intikal eden ihtilafların esasını çözemeyecekleri konusunda bir hükümde bulunmamaktadır.
Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin satıcı ve sağlayıcıların başvuru haklarının olmadığı veya alacağın yargılamayı gerektirdiği ve hakem heyetinin de yargılama yetkisinin olmadığından bahisle başvuruyu reddetmesi görevden kaçınmadır.
Davacı, Tüketici Sorunları hakem Heyetine başvurup verilen red kararı üzerine bu davayı açtığına göre, mahkemece yine 4077 sayılı yasanın 22. maddesinin 5. fıkrası hükmü gereği hakem heyeti kararının kaldırılarak işin esasına girilip karar verilmesi gerekir idi. Ancak dava konusu miktar karar tarihi itibariyle 500 YTl.den az olduğundan, gene 4077 sayılı yasanın 22/5 maddesi gereği mahkemece verilen karar kesin olup temyiz edilemeyeceğinden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.