KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6618 E., 2006/8782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kredi kartı borçlusu olup 2001 yılı itibarıyla hakkında icra takibi yapıldığını,4822 sayılı yasadan faydalanmak için 11.4.2003 tarihinde başvuruda bulunduğunu,17.4.2003 tarihli ödeme planının gönderildiğini,hesaplamanın yasaya aykırı olduğunu,ilk taksidi yatırmadığından ,takibe devam edildiğini,borcunu taksitler halinde ödemesine rağmen 4822 sayılı yasadan yararlanma hakkını yitirdiğini bildirerek halen takibin sürdüğünü ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, ilk taksidi yatırmayan davacının 4822 sayılı yasadan yararlanma hakkının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının savunması doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş,hüküm;davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının ,davalı bankadan aldığı kredi kartından doğan,borçlarını ödemediği ve hakkında icra takibi yapıldığı,daha sonra 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine geçici 1. maddeden faydalanmak için davalı bankaya 11.4.2003 tarihinde başvuruda bulunduğu,bankanın çıkardığı hesap ve ödeme planının davacıya tebliğ edildiği ,davacının çıkartılan hesap ve ödeme planına 29.4.2003 tarihinde itiraz ettiği,daha sonra bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının, banka tarafından çıkartılan ödeme planına uymadığı, ödeme yapmadığı ve 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanma hakkını kaybettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından çıkartılan hesaba ve ödeme planına yani borca davacı itiraz ettiğine göre, çıkartılan hesap ve ödeme planı yasaya aykırı hesaplanıp düzenlenmiş ise davacı borçlunun bu ödeme planını kabulü kendisinden beklenemeyeceği gibi ,bu ödeme planına uymaması yasadan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz.Böyle olunca bankanın çıkardığı ödeme planının denetlenmesi bu anlamda borcun yasaya göre hesaplanması gerekir.
Bu amaçla mahkemece davacının davalı bankaya başvurduğu tarih itibariyle 4822 sayılı yasanın geçici 2.maddesine göre borcunun miktarı uzman bilirkişiden açıklamalı gerekçeli olarak alınacak raporla belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken ,aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış ... içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamıyacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır.
O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur.
Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 4. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6618, K. 2006/8782, 1 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama