KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6644 E., 2006/10097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalıya satmış oldukları tıbbi malzeme bedellerinin ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı Medistar firmasından 1.347.081,48 Dolar alacaklı olduklarını, davacı şirketin Medistar firmasının kardeş firması olması nedeniyle davacıya borçlu bulunmadıklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, asıl alacağın tamamına, işlemiş faiz alacağının ise 126.919.961.592 TL’lik kısmına ilişkin davalının itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur (B.K. 101/1 md). Davacı, icra takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. ... taraflı olarak düzenlenen faturalar veya bunların tebliği de davalının temerrüdü için yeterli olmayıp davalının başlatılan icra takibi ile birlikte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde daha önce borçlunun temerrüdü oluşmadığı halde 126.919.961.592 TL’lik işlemiş faiz yönünden de takibin devamına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın ... miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6644, K. 2006/10097, 19 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama