KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6892 E., 2006/9555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ortağı olduğu ... Kur Limited Şirketinde hizmet akdi ile bir süre çalıştığını ve emekli olduktan sonra da kar ortağı olarak çalışmaya devam ettiğini bu ilişki içinde 2000 yılı Haziran ayında davalıya 6000 Dolar borç para verdiğini ve karşılığında belge imzalayıp verdiğini ancak borcunu ödemediğini, yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı iddialarının doğru olmadığını, sunulan belgenin şirketin müsvette notları arasında bir şekilde davacı tarafından elde edilmiş bir belge olduğunu, borç ikrarını içermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair itirazlarının reddi gerekir.
2-BK 101 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediğine göre icra takibinden önceki süreye ilişkin işlemiş faiz talep edemez. Öte yandan icra inkar tazminatı döviz borcunun icra takip tarihindeki TL. karşılığı üzerinden hesaplanmalıdır. Mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde bu konuda açıklama getirilmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ayrıca; 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca dövize devlet Bankalarının 1 yıl vadeli dövize uyguladığı en yüksek faizinin hüküm altına alınması gerektiğinin de gözetilmemiş olması bozmayı gerektir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6892, K. 2006/9555, 13 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama