KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7289 E., 2006/10288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddi ile incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ... ...'dan 8.9.1975 tarihli harici sözleşme ile 300.000 TL ödeyerek satın aldığı taşınmazın davalılarca devrinin yapılmadığını, açtığı tapu iptali tescil davasının reddedilip kesinleştiğini, taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 1.5 daire verileceğinin taahhüt edildiğini ileri sürerek, dava tarihindeki 1.5 daire bedelini olmazsa yaptığı inşai imalat ve ... düzenlemesi bedeli ile ödediği vergilerin dava tarihindeki rayiç değerlerinin tahsilini istemiştir.
Davalılar, harici sözleşmenin geçersiz olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, satış bedelini çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ... için davanın husumetten reddine, 25.000.000.000 TL'nin diğer iki davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıların murislerinden haricen satın aldığı taşınmazın elinden çıkması nedeniyle taşınmazın rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Taşınmaz tapulu olduğundan haricen yapılan satış MK 706, BK 213 ve TK 26 maddeleri hükmü gereği geçersiz olup, geçersiz satış nedeniyle davacı taşınmazın rayiç değerini isteyemez ise de; davacının bu talebinin içinde ödediği bedelin iadesi talebi de bulunmaktadır.
Davacının, taşınmazı kendisine satın kişinin ölmesi nedeniyle husumeti satıcının mirasçılarına yöneltmesi doğrudur. Mirasçılardan ...'nin miras payını tapu ile satmış olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davalı ...'ninde sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma, nedenidir.
3-Davacının dayandığı 8.9.1975 tarihli haricen düzenlenen sözleşme, tapulu taşınmazın mülkiyetinin intikalini sağlamaya yönelik olup, resmi şekilde yapılmadığından yukarıda açıklandığı üzere MK'nun 706, BK'nun 213. ve T.K.26. maddeleri hükümleri gereği mahkemenin de kabulünde olduğu üzere geçersizdir.
Sözleşme geçersiz olduğundan davacılar taşınmazın rayiç değerini değil, ödedikleri bedelin ödeme tarihinden itibaren ifasının imkansız olduğu tarihteki denkleştirici adalet ilkelerine göre, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurları ile memur maaşı ve işci ücretlerindeki artışların vs.nin ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünü isteyebilir.
Bu nedenle mahkemece, davacının 8.5.1975 tarihinde ödediği 300.000 TL'nin, davacının açtığı tapu iptal ve tescil davasının red edilerek kesinleştiği 2.7.2003 tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü, denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak uzman bilirkişlerden rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/7289, K. 2006/10288, 22 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama