KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7565 E., 2008/4855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili sıfatıyla, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/619 E. sayılı muarazanın giderilmesi davasını açtığını, yine davalıya karşı açılan ... 1. Asliye Hukuk mahkemesine ait 2000/523 E. sayılı davada da davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, ne var ki 11.7.2000 tarihinde Kooperatif Yönetim Kurulunca alınan karar üzerine davalı tarafından azledildiğini, sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, her iki dava için hak ettiği 22.500.000.000 TL vekalet ücretinden, şimdilik 11.250.000.000 TL’nin faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin, gerek Kooperatif Yönetim Kurulu üyelerinin temsile yetkili olanlarından en az ikisinin imzasını içermemesi, gerekse Avukatlık Kanunu hükümleri gereğince geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız, Avukatlık Kanunu hükümlerine göre sözleşmenin de geçersiz olduğu benimsenerek, avukatın harcadığı emek ve mesaisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, Avukatlık Kanununun 4467 sayılı yasa ile değişik 164/4. maddesi gereğince her iki dava nedeniyle Kooperatifle dava dışı müteahhit arasındaki çekişmenin toplam değeri olan 314.599.800.154 TL üzerinden %5 oranındaki asgari hadden yapılan hesaplamaya göre 15.729.999.000 TL, sözleşmede belirtilen değer üzerinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince %10 üzerinden yapılacak hesaplamaya göre de 15.600.000.000 TL vekalet ücretine hak kazandığı belirtilip, davanın kabulüne,
taleple bağlı kalınarak, 11.250.000.000 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı ile davacı avukat arasında 11.4.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin imzalandığı, davacının, davalının vekili sıfatıyla ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/619 E. sayılı muarazanın giderilmesi davasını açtığı, yine davalıya karşı açılan ...
1. Asliye Hukuk mahkemesine ait 2000/523 E. sayılı davada da davalıyı vekil olarak temsil ettiği, 11.7.2000 tarihinde Kooperatif Yönetim Kurulunca alınan “Kooperatifin herhangi bir mahkemelik durumunun kalmadığı, bundan sonraki işerin Kooperatif Yönetim kurulunca yürütüleceği, bu nedenle Avukat ...’un işine son verildiği” açıklaması ile alınan karar doğrultusunda davacının davalı tarafından vekaletten azledildiği, dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı avukat, haksız azil nedeniyle Avukatlık Kanununun 174. maddesi gereğince vekalet ücretini talep etmekte haklıdır.
Davacıya ödenmesi gereken vekalet ücretinin tespiti için ise öncelikle uyuşmazlığa uygulanacak Avukatlık Kanunu hükümlerinin belirlenmesi zorunludur. Bilindiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa, 13.1.2004 tarihinde de 5043 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramıştır.
Mahkemece anılan yasalarla değişikliğe uğrayan Avukatlık Kanununun değişik 164/4. maddesine göre karar verilmişse de, 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Yasanın 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 7.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Taraflar arasındaki sözleşme, 11.4.2000 tarihli olduğundan, bu dava ile ilgili ücret uyuşmazlığının çözümünde, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümleri esas alınmalıdır. Bu noktada taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının, dolayısıyla davacının sözleşmede belirtilen ücreti talep etmekte haklı olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.
Nitekim, vekalet ücret sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de resen gözetilmesi gereken bir husustur.
Bu açıklamalardan sonra, yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, taraflar arasındaki 11.4.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının incelenmesine gelince;
1136 sayılı Kanunun, 2.5.2001 tarihli 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 164. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince, vekalet ücretinin belli ve muayyen olması gerekli olup, yine aynı kanunun 164. maddesinin 2. fıkrasına göre de, %25’i aşmamak üzere nispi bir ücretin vekalet ücreti olarak kararlaştırılması mümkün ise de, bunun geçerli olabilmesi, başarıya göre değişme koşulunu taşımasına bağlıdır.
Başka bir ifade ile, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve %25’i aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. Avukatın davayı kazanması durumunda belli bir ücret alacağı, kaybetmesi durumunda ise hiçbir ücrete hak kazanamayacağı, diğer bir deyişle avukatın ücret almasının, davayı kazanma koşuluna bağlı olacağı yolundaki sözleşmeler geçerli değildir.
Yine aynı Kanunun 164. maddesinin 3. fıkrasına göre de, dava konusu mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağına ilişkin sözleşmeler de, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde olduğundan geçersizdir.
Dava konusu olayda, taraflar arasındaki 11.4.2000 günlü ücret sözleşmesinin, “...verilen işlerin dava değeri üzerinden %10 avukatlık ücreti ödenecektir.” şeklindeki ücrete ilişkin hükmü, az yukarda açıklanan yasanın öngördüğü “belli ve muayyen olma” ve “başarıya göre değişme” koşullarını taşımadığı için geçersizdir. Davacı geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kararlaştırılan ücreti talep edemez.
1136 sayılı yasanın 4467 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı veya sözleşme mevcut olmakla birlikte geçerli olmadığı durumlarda, avukata ödenmesi gereken vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Dava konusu olayda taraflar arasındaki ücret sözleşmesi geçerli olmadığına göre, davacı tarafından davalının vekili sıfatıyla açılan, ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2000/619 E. sayılı ve davalı Kooperatife karşı açılan ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2000/523 E. sayılı her iki davanın, dava tarihlerindeki dava değerleri üzerinden, yine dava tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince yapılacak hesaplamaya göre davacıya ödenmesi gerekli olan vekalet ücretleri belirlenip, belirlenecek olan bu miktarlara göre hüküm kurulması gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/7565, K. 2008/4855, 7 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama