KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7708 E., 2006/10146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 3 nolu parsel sayılı arsayı 30.11.1991 tarihli harici sözleşme ile davalıdan 40.000.000.-TL’na satın aldığını, tapu malikinin aleyhine açtığı men-i müdahale ve kal davasının kabulüne karar verilip kesinleştiğini, arsa üzerine iyiniyetle 3 katlı bina yaptırdığını, bu nedenle davaya konu 3 nolu parseli tapu malikinden resmi senetle 21.000.000.000.-TL karşılığında yeniden satın almak zorunda kaldığını bildirerek, 21.000.000.000.-TL’nın 31.11.2002 tarihinden itibaren faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının harici sözleşmede kararlaştırılan 40.000.000.-TL bedeli talep edebileceğini, zamanaşımını gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, 11.478.150.000 TL.nın dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamında belirtilen hususlar gereği gibi yerine getirilmemiştir. Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi raporunda davacının ödediği 40.000.000 TL'nin ödeme tarihinden 15.3.2002 tarihine kadar ulaştığı alım gücü sadece TEFE ve DİE artış oranları esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Rapor bu haliyle eksiktir. Böyle bir rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Oysa bozma ilamında da açıklandığı üzere, 31.11.1991 tarihinde ödenen 40.000.000 TL.nın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle davacının taşınmazın tapusunun kendisine verilmeyeceğini öğrendiği 15.3.2002 tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan, nedenlerini açıklayıcı taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınarak belirlenmeli, bu yolla belirlenecek miktara istemle de bağlı kalınarak hükmedilmelidir.
Mahkemece inceleme yapılmaksızın yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/7708, K. 2006/10146, 19 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama