KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7949 E., 2006/10481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile 1339 ve 1340 parseller üzerine yapılacak olan inşaat için yapı ortaklığı kurduklarını, taşınmazın üzerine 56 konut yapımını kararlaştırdıklarını, ancak davalıların keyfi olarak aidatları artırarak bilgi vermediklerini, inşaatın 3 bloğunu yapıp 4.bloğun yapımını durdurduklarını, taşınmazların yapı ortaklığı adına tescil edilmesinin kararlaştırılmasına rağmen davalılardan Kadir adına tescil edildiğini, daire dağıtımında sözleşmeye aykırı davrandıklarını ve tesbit ile bu durumun belirlendiğini, arsa alınmında ödediği paranın günümüz koşullarına uyarlanarak ve arsa değeri de gözetilerek ödeme tarihinden ticari faizi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000.000.000 TL'sının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılardan ... tapu kaydının davalı Kadir Gökay adına tescil edildiğini, davacının arsa bedeli değil kendi payını ödediğini, daire bedeli isteyebileceğini, inaşaatı diğer davalıların yürüttüğünü, sorumlu olmadığını savunmuş, diğer davalılar ise davacının konut yapımına katılımcı olduğunu, haksız para talebinde bulumadıklarını davacıların ödemelerini eksik yaptığını savunmuş ve birleşen davaların da da davalı-birleşen davacının eksik ödediği 24.247.390.000 TL'sının 1.9.2003 tarihinden ticari faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne 24.537.340.000 TL'nın dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan alınmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl dava davacının yapı ortaklığına hissedar olması nedeniyle ödediği paranın iadesine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen tarihsiz sözleşme ile davacının ... Konut Yapı Ortaklığına hissedar olduğu ve bu ortaklık adına ödemeler yaptığı tartışmasızdır.
Davacı yapı ortaklığında idareci ortak olan davalıların haksız para talep etmeleri, inşaatı yarım bırakmaları nedeniyle arsa bedeli olarak ödediği paranın rayiç bedel ve günümüz koşullarına göre uyarlanarak kendisine ödenmesini istemiştir.
Ortaklık nedeniyle davacıya daire yada tapuda arsa payı verilmediği anlaşıldığına ve davacı da ortaklıktan ayrılma yönünde iradesini açıkladığına göre BK 535 ve devamı maddeli gereğince ve de yapı ortaklığının ... hukuki statüsü, diğer ortakların da zarar görmemesi de sağlanarak, davacının zararının karşılanması gerekir. İdarece ortak durumunda bulunan davalılar davacının zararından sorumludur.
Bu durumda mahkemece, davacının payına düşen alması gereken arsa payı ve dairenin dava tarihindeki rayiç bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının ödediği bedelini TÜFE'ye göre artırımlı miktarına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davalılardan ... son celse beyanında ve temyiz dilekçesinde yapı ortaklığından ayrıldığını savunduğuna göre bu savunma üzerinde de durularak delilleri toplanmalıdır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/7949, K. 2006/10481, 27 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama