KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/8272 E., 2008/3766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 5.7.2000 tarihinde aldığı vekalet ile 2.Asliye Ticaret mahkemesi’ndeki davada davalı vekili olarak, 2. İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasında alacaklı vekili olarak dosyaları takip ettiğini, ancak vekalet ücreti ödenmeden 22.10.2002 tarihinde azledildiğini ileri sürerek, toplam 311.626 YTL.nin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının şirketin aylık ücretli avukatlığını yaptığını, davanın konusunu oluşturan hukuki yardımlara karşılık da aylık ödemelerin içinde olduğunu, başkaca takip ettiği dosyalardaki ihmali nedeni ile haklı olarak azledildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 62.570,70 YTL. vekalet ücretinin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline , fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukatın davalıdan aldığı 5.7.2000 tarihli vekalet ile davalı aleyhine açılan menfi tesbit davasında 7.8.2000 tarihli oturuma davalı vekili olarak katıldığı 13.9.2001 tarihinde davanın reddine karar verildiği ve 17.2.2003 tarihinde de kesinleştiği, yine davalının alacaklı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dosyasına da davacı avukatın 22.11.2000 tarihinde taşınmaz satışına ilişkin beyanda bulunarak katıldığı ve başkaca işlem
yapılmadığı, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı ve 22.10.2002 tarihinde de azledildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından avukatlık kanununun 13.1.2004 tarihinde değişen 164/4 maddesine göre, avukatın emeğine göre dava ve takip tutarı üzerinden % 10 oranında vekalet ücretini hak ettiği kabul edilerek, karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi 8.2.2008 tarihinde Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanun ile eklenen geçici 21. maddeyi iptal ettiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunun hükümlerinin uygulanması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi 22.11.2000 tarihinde kurulduğuna göre, bu sözleşme tarihinde yürürlükte olan 4667 sayılı kanunla değişiklikten önceki 1136 sayılı avukatlık kanunun 163/son maddesi gereği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından o tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, davacı avukatın hak ettiği ücretin belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayıkırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/8272, K. 2008/3766, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama