KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/9033 E., 2008/3054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı adına kamulaştırma bedelinin artırılması,zilyetliğin tespiti, delil tespiti davalarını açıp takip ettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, tarafı olduğu tapu iptali ve tescil, zilyetliğin tesbiti ve kamulaştırma davalarını takip etmesi için davacıya vekaletname verdiğini, avukatlık ücreti olarak da 3500 DM karşılığı 240.000.000 TL ödediğini, davacının davalarını takip ederken gerekli özeni göstermediğini, aleyhe biten davayı temyiz etmediğini, azilden sonra icra dosyalarından para çektiğini, ücrete hak kazanmadığını, asıl kendisinin 6.000.000.000 Lira alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının vekil olarak davalının davalarını takip ettiği bir kusurunun bulunmadığı dolayısı ile azlin haksız olduğu, Avukatlık Kanunun 164/4 maddesine göre davacının 52.258.00 YTL ve zilyetliğin tesbiti davası için de 5.761.52 YTL ücrete hak kazandığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafından davalı adına açılıp takip edilen davalar için taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı, davalının taraf olduğu davaları
takip etmiş, davalı tarafça 29.11.2001 tarihinde azil edilmiş, takip edilen davaların bir çoğu azilden önce kesinleşmiş, bir kısmı da azilden sonra kesinleşmiştir.
Mahkemece tüm dosyaların kesinleşinceye kadar geçen süre içinde işleyen faiz miktarı da müddeabihe esas alınmak sureti ile Avukatlık kanunun 164. maddesinde öngörülen %10-%20 si üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi 8.Şubat 2008 tarihinde, 13.1.2004 tarih 5043 sayılı yasa ile Avukatlık kanununa eklenen geçici 21. Maddeyi iptal etmiştir.
Öte yandan, davalı, davacının 2000/751 Esas sayılı davada verilen kararı temyiz etmeyerek zararına sebep olduğunu, azile rağmen icra dosyalarından para çekip vermediğini, davaları yetkisiz yerde açtığını, hakkında ceza davası açılmasına sebebiyet verdiğini bu nedenle azilin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, azlin haklı olup olmadığı hususunda bir inceleme araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
Öncelikle azilin haklı olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp bu husus açıklığa kavuşturulmalıdır.
Azilin haksız olduğunun belirlenmesi halinde davacının davalının işlerini üstlendiği tarihler itibariyle, 2.5.2001 tarihinden önce açılan davalar için davaların açıldığı tarihteki avukatlık asgari ücret tarifesine göre, 2.5.2001 tarihinden sonra açılan davalarda ise, Avukatlık kanununun 2.5.2001 tarih 4667 sayılı kanunla değiştirilen 164.maddesi gereğince dava müddeabihlerinin %5- %10 üzerinden davacının isteyebileceği vekalet ücreti belirlenerek bu miktara azlin haklı olması halinde ise, azil tarihinden önce kesinleşen dosyalar için yukarıda açıklanan kural gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek miktara,
azil tarihinde sonuçlanmamış işler için davacı ücret isteyemiyeceğinden bunlarla ilgili talebin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/9033, K. 2008/3054, 4 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama