KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/9919 E., 2006/14881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki hakem tayini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı bakanlık, davalı ile 1.2.1999 tarihinde düzenlenen protokol gereği ABD de üç ayrı merkezde ülkemiz müzelerine ait eserlerden oluşan sergi nedeniyle serginin ödünç alımı için davalının davacı bakanlığa 1.000.000 ABD doları ve ayrıca satıştan pey vereceğinin, taraflar arasında anlaşmazlık halinde anlaşmazlıkların Hakem Komitesinde çözüleceğinin karalaştırıldığını, ancak davalının ödemeleri yapmadığını, hakemlerini belirleyip davalıya bildirmelerine rağmen davalının bildirmediğini ileri sürerek karşı tarafın hakeminin atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, ancak davanın açılmasından sonra 22.3.2005 havale tarihli dilekçesi ile belirledikleri ismin hakemleri olarak kabulünü dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafın hakemini bildirmesi ile davanın konusuz kaldığı gerekçe gösterilerek dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.2.1999 tarihli protokolün “Anlaşmazlıklar Konusunda Hakemlik” başlıklı 18. maddesi “Bu protokole ilişkin olarak her iki tarafça,doğrudan müzakere suretiyle çözülemeyen anlaşmazlıklar Hakemlik Komitesi tarafından çözülecektir. Her bir taraf kendi hakemini tayin edecektir.
Tayin olunan iki hakem atamalarını takip eden bir ... içinde, bu iki ülkeden birinin vatandaşı olmayacak ve Hakemlik Komitesine başkanlık edecek olan üçüncü bir hakemi seçecektir”. Hükmünü 17. maddesi de “Bu protokolde yer almayan diğer hususlar için ilgili Türk Mevzuatı geçerli olacaktır…” hükmünü taşımaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki taraflar arasında düzenlenen protokolde her iki tarafında hakemini tayin edeceği kararlaştırılmış, taraflardan birinin hakemini tayin etmemesi durumunda nasıl bir yol takip edecekleri karalaştırılmamıştır. Ancak protokolde hüküm bulunmayan hallerde Türk Mevzuatının geçerli olacağı kararlaştırıldığına göre, uyuşmazlığın Türk mevzuatına göre giderilmesi gerekir.
HUMK.nun 8. Babı "tahkim" başlığı altında 516 ila 536 maddelerinde ihtiyari tahkimi düzenlemiştir. Bu düzenleme ile taraflar arasında çıkan uyuşmazlığın hakem aracılığı ile çözümlenmesine başvurma yolu tarafların ihtiyarına bırakılmıştır.
HUMK.nun 520 maddesi hakem seçimi konusunda bir ilke getirmiş, sözleşmede aksi karalaştırılmadıkça hakemlerin 3. kişi olmak üzere mahkemece seçileceği ön görülmüştür. Yine aynı maddeye göre hakemlerin taraflarca seçileceği tahkim şartı veya anlaşmasında kararlaştırılmış olsa bile taraflardan biri kendi hakemini seçip diğer tarafa bildirmesinden itibaren 7 ... içinde hakemini seçmekten kaçınırsa taraf hakeminin dahi böyle bir halde mahkemece seçileceği kabul edilmiştir.
O nedenle bir taraf kendi hakemini seçer ve karşı tarafa bildirir,karşı taraf ise tayin edilen süre içinde kendi hakemini seçmez veya seçtiği hakemi bildirmez ise, hakem seçme hakkını kaybeder. Bu durumda hakemini tayin eden tarafın başvurusu üzerine hakem mahkeme tarafından seçilir.
Somut olayda davacı taraf kendi hakemini belirleyip davalıya 7.2.2002 günlü ihtarname ile bildirmiş, davalının süresi içinde hakemini atamaması üzerine davacı, 16.4.2003 tarihinde eldeki hakem tayini davasını açmış, davalı ise yargılama aşamasında 23.2.2005 havale tarihli dilekçesi ile hakemini belirleyerek mahkemeye bildirmiştir. Bu durumda davalı kendisine tanınan hakem tayin etme hakkını artık yitirmiştir. Yargılama aşamasında seçtiği hakemi bildirmesi sonuca etkisi olamaz. Davalı tarafın yitirdiği hak sonradan geri gelmez. Mahkemece davalı hakeminin belirlenmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/9919, K. 2006/14881, 14 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama