KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10108 E., 2007/15015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, işyerinde su abonesi olan davalının su sayacı yerine ara borusu takarak ... su kullandığını, tarife gereğince hesaplanan borcunu ödemediği gibi hakkında başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 8.803,34 YTL asıl alacak ve takip tarihine kadar 69,69 YTL işlemiş faiz olmak üzere takibin 8.873,04 YTL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı itirazın iptali ile birlikte inkar tazminatını talep etmiştir. İ.İ.K.nun 67 ... maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir.İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir.
2007/10108-15015
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın ... miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/10108, K. 2007/15015, 11 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama