KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10412 E., 2008/568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...
Organize Sanayi Bölgesi 125 parselde kayıtlı arsanın tapu taahhüdü için EGS Banktan almış olduğu 2.10.1998 tarihli teminat mektubunu davalıya tevdi ettiğini, taşınmaz nedeniyle borcu kalmamasına rağmen, davalı tarafından atık su tesis masraflarına ilişkin belirlenen 8.813.100.000 TL’lik borcunun, teminat mektubu paraya çevrilmek suretiyle tahsil edildiğini, oysa ki sözü edilen bu borcun sadece 2.073.200.000 TL’lik kısmının muaccel olduğunu, 6.739.900.000 TL’lik kısmının ise muaccel olmadığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, muaccel olmadığı halde davalıya vermiş olduğu teminat mektubu paraya çevrilerek tahsil edilen borç miktarı olan 6.739.900.000 TL’nin ihtar tarihi olan 20.10.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda davacıdan fazladan tahsil edildiği hesaplanan 1.455.400.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
2007/10412-2008/568
Davacı, 22.10.2003 tarihli yazı ile dava konusu alacağını davalıdan talep etmişse de, söz konusu yazının davalıya tebliğ edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Davacı dava dilekçesinde alacağına ihtar tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş olduğundan, mahkemece söz konusu yazının davalıya tebliğ edilip edilmediği, dolayısıyla davadan önce temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekirken, davalıyı temerrüde düşürecek olan yazının tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/10412, K. 2008/568, 21 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama