KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11334 E., 2008/1487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı hizmet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sağlıklı yaşam hizmetleri sunan davalıya 11.10.2006 tarihinde 6 ay süreli üyelik kaydı yaptırdığını,ücretini peşin ödediğini, ancak verilen hizmetten memnun kalmadığını, 1 ay yararlandığını, bu kısmın düşülerek bakiye 1.520,83 YTL nin iadesini istediğini , ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, hizmetin ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında tüketici işleminin olmadığına ve ... Sulh Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dayanılarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının (satıcı) davacıya (alıcı) spor ve ... hizmeti sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Hal böyle olunca, Mahkemece davanın esasına girilerek sonucu hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11334, K. 2008/1487, 7 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama