KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11397 E., 2008/2241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., davalı ... LT. ŞTİ’den 3.7.2005 tarihinde Nokıa marka bir cep telefonu satın alıp, diğer davacı kızı ...’e hediye ettiğini, ...’nın 29.11.2005 gününde arkadaşıyla mesajlaşırken telefonun elinde patladığını,5 parçaya ayrıldığını,...’nın sol elinin yandığını ileri sürerek telefon için ödediği 585 YTL nin ve 100 YTL hastane masrafının tahsiline ,kendisi için 1000 YTL,diğer davacı ... için de 10.000 YTL manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 585.00 YTL telefon bedelinin ve davacılardan ...’in talep ettiği 10.000YTL. manevi tazminatın tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş;hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Toplanan delillerden ve özellikle dosya içerisindeki 29.11.2005 ve 30.11.2005 tarihli adli raporların incelenmesinden davacılardan ...’in elindeki cep telefonunun patlaması sonucu sol parmak yüzünde ve özellikle orta parmak aralarında flanles seviyesinde karbon iziyle uyumlu siyahlaşma,ödem oluştuğu,hayati tehlike oluşturmadığı, basit bir müdahale ile giderileceği anlaşılmaktadır.Elbetteki bu davacının elinde telefonun patlaması sonucu panik ve korkuya kapılmasına ve mevcut yanıklar onun acı ve elem duymasına neden olmuştur.
Ancak manevi tazminata hükmedilmesinin asıl amacı duyulan acı ve elemin bir nebzede olsa giderilmesine yönelik olduğuna göre , eylem ile ödenecek tazminat arasında uygun bir orantının bulunması gerekir.
Özellikle duyulan ızdırap ve elemin derecesi,haksız eylem ile meydana gelen sonucun ağırlığı manevi tazminatın taktirinde göz önünde tutulması gereken unsurlardandır.Davacının hayati tehlike oluşturmayacak şekilde parmağının yaralanması ve basit bir müdahale ile iyileşeceği öngörülen yaralanmadan dolayı davacı yararına tazminat talebinin tamamı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulması doğru değildir ve hükmolunun tazminat miktarı fahiştir.
B.K 47. maddesine uygun daha münasip ve orantılı bir miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekir.Mahkemenin bu yönü gözetmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11397, K. 2008/2241, 19 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama