KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11527 E., 2008/2413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların, murisleri ...’dan kendilerine intikal edecek olan tapulu ve tapusuz taşınmazlardan, davacılardan ...’e 600 m2, ... ve ...’a da 300’er m2 olmak üzere toplam 1200 m2’lik yeri 7.000 DM karşılığında sattıklarını, satış bedelinin peşin ödenmesine rağmen tapu devrinin yapılmadığını ileri sürerek, ödemiş oldukları 7.000 DM’ın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılardan ... ve ..., mirasçı sayısının fazlalığı nedeniyle tapuda devrin yapılamadığını, davacılarla bu hususta yeni bir protokol ile anlaşma sağladıklarını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacılar ... ve ... yönünden, dava açıldıktan sonra düzenlenen ve adı geçen davacılar ile davalılardan ... ve ...’ın imzaları bulunan 23.2.2004 tarihli protokol gereğince ödenmesi taahhüt edilen 4.000,00 YTL’den, alacaklısı ..., borçlusu ... olan Osmaniye 1. İcra Müdürlüğüne ait olan 2004/22 E. sayılı icra takibinden kaynaklanan ve ödenen 1.200,00 YTL’nin mahsubundan sonra kalan miktar olan 2.800,00 YTL’nin, protokol tarihi olan 23.2.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müteselsilen tahsiline, sözü geçen protokolde
2007/11527-2008/2413
imzası bulunmayan davalılar ..., ... ve ...’a karşı açılan davanın reddine, yine protokolde imzası bulunmayan davacılardan ...’ın açmış olduğu davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, davalılarla imzalamış oldukları 15.9.1999 tarihli sözleşme ile haricen satın aldıkları taşınmazların tapularının devredilmemesi nedeniyle ödemiş oldukları 7.000,00 DM’ın iadesini istemişler, davalılardan ... ve ... ise, dava tarihinden sonra davacılarla imzalanan 23.4.2004 tarihli protokole dayanarak davanın reddini dilemişlerdir.
Taraflardan ..., ... ile ... ve ...’ın imzaları bulunan 23.2.2004 tarihli protokolde, 15.9.1999 tarihli sözleşmeye aykırılıktan dolayı açılan davada, tarafların anlaşmaya vardıkları belirtilerek, davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’ın, davacılar ..., ... ve ...’a 4.000.000.000 TL’yi 23.4.2004 tarihinde ödemeyi kabul ettikleri, ayrıca ...’ün ...’dan olan alacağından dolayı başlatılan 2004/22 E. sayılı icra takip dosyasında borçlu ...’ın 1.200.000.000 TL’yi ...’e ödediği belirtilmiş, sözleşmenin son pragrafında da, “yukarda belirtilen şartlara uyulmadığı takdirde 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2004/49 E. sayılı dava,
...’dan alınan 1.200.000.000 TL mahsup edilmek kaydıyla devam edecektir. Ayrıca yine 1. İcra Dairesi 2004/22 sayılı icra dosyası da kaldığı yerden devam edecektir.” Hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece davalıların sorumlulukları, söz konusu bu protokole göre belirlenerek hüküm kurulmuşsa da, protokolde tüm davacılar ve davalıların imzaları bulunmadığından, imzası olmayan taraflar yönünden protokolün bağlayıcılığından söz edilemeyeceği gibi, protokolde imzası bulunan taraflar yönünden ise, “4.000.000.000 TL’nin 23.4.2004 tarihine kadar ödeneceği” yönündeki edim yerine getirilmemiş olduğundan ve az yukarda açıklanan “...belirtilen şartlara uyulmadığı takdirde 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2004/49 E. sayılı dava...devam edecektir.” şeklindeki sözleşmenin son pragrafı gereğince protokole göre hüküm kurulması mümkün değildir.
O halde mahkemece davacıların davada dayandıkları 15.9.1999 tarihli sözleşme ve bu hususta ibraz edilen tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerine getirilmeyen 23.2.2004 tarihli protokole göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. 2007/11527-2008/2413
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11527, K. 2008/2413, 25 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama