İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/11574 K.2008/2902

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2007/11574Karar2008/2902Tarih3 Mart 2008Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11574 E., 2008/2902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurum ile imzalamış oldukları 13.7.1994 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, davalı kurumun vekili olarak 268 adet icra takibi başlatarak takip ettiğini, bu takiplerle ilgili olarak 18 adet de icra ceza davası açtığını, 2000-2001 yıllarında brüt 2.537,61 YTL vekalet ücretinin ödendiğini, 11.12.2001 tarihli yazı ile 31.12.2001 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmede mevcut olan “takvim yılı sonu itibariyle feshedilmeyen sözleşmenin bir yıl daha uzayacağına” ilişkin hüküm nedeniyle, 13.7.1994 tarihli sözleşmenin feshedilmemekle 1995 yılında da yürürlükte kaldığını,

ancak 1995 yılı sonunda hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle takip etmiş olduğu işler için ödenecek vekalet ücretinin Avukatlık Kanununa göre hesaplanması gerektiğini, sözleşmenin, hükümsüz hale geldiğinin kabul edilmemesi halinde ise, Avukatlık Kanununa aykırı hükümler taşıması nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü ile, vekalet ücreti hesabının yine Avukatlık Kanununa göre yapılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik, 10.000,00 YTL vekalet ücreti alacağının 31.12.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının, sözleşmesi devam ederken hiçbir itiraz ve şikayette bulunmadan vekalet ücretlerini aldığını, 26.6.2001 tarihli 4692 sayılı Yasa gereğince sözleşmenin feshedildiğini, haksız azil niteliğinde olmadığını, 31.12.2001 tarihine kadar hak ettiği vekalet ücreti ve primlerinin de davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.

2007/11574 2008/2902

Mahkemece, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek, davacının, “sözleşme kapsamına göre herhangi bir alacağının bulunmadığının” bizzat davacı beyanına göre sabit olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Taraflar arasında 13.7.1994 tarihinde imzalanmış olan sözleşme, takvim yılı sonunda feshedilmediğinden yenilenerek devam etmiş, 31.12.2001 tarihinden itibaren de davalı tarafından yenilenmeyeceği bildirilerek sona erdirilmiştir.

Davacı, feshedilmeyen sözleşmenin, 1995 yılında da yürürlükte kaldığı, ancak 1995 yılı sonunda hükümsüz hale geldiği, bu nedenle takip etmiş olduğu işler için ödenecek vekalet ücretinin Avukatlık Kanununa göre hesaplanması gerektiği, sözleşmenin, 1995 yılı sonunda hükümsüz hale geldiğinin kabul edilmemesi halinde ise, Avukatlık Kanununa aykırı hükümler taşıması nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü ile, vekalet ücreti hesabının yine Avukatlık Kanununa göre yapılması gerektiği iddiası ile, alacaklarının tespit ve tahsili için bu davayı açmıştır.

Davalı ise feshedilen sözleşme nedeniyle davacının ücret alacağının bulunmadığını savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 1.maddesi ile davacı, İzmir ili ve ilçeleri dahilinde mahkemeler ve icra müdürlüklerinde davalı leh ve aleyhine açılmış ve açılacak her türlü davalar ile icra takiplerini, yürürlükteki kanunlar dahilinde takip ve sonuçlandırmayı, 2. maddesi ile de davalı il müdürlüğünce kendisine sorulacak hukuki konularda sözlü ve yazılı görüş bildirmeyi üstlenmiştir.

Sözleşmenin 3. maddesi ile işlerin takip sonucuna göre dosyaların alınıp başka bir avukata verilebileceği, bu takdirde ücret talep edilemeyeceği, 7. maddesi ile avukatlara 250.000 TL aylık ücret ödeneceği, ilamsız yada ilamlı icra takipleri neticesinde yapılacak tahsilatlardan kurumca yapılan masraflar düşüldükten sonra %1,5 oranında prim verileceği, kurum alacağı ve masraflar tahsil edildikten sonra davalı kurum lehine hükmedilen ve tahsil edilen avukatlık ücretinin %80’inin ödeneceği,

yine avukatın emeği geçse bile sözleşmenin feshi veya gerekli görülen hallerde kurumca dosyanın geri alınması veya istifa nedeniyle dosyaların iade edilmesi veya sözleşmenin yenilenmemesi halinde, henüz tahsil edilmemiş olan avukatlık ücretinin istenemeyeceği, 9.maddesi ile de sözleşmenin 31.12.1994 tarihine kadar geçerli olduğu, taraflardan biri 15 gün önceden feshi ihbar etmedikleri takdirde sözleşmenin 1 yıl daha uzamış sayılacağı, yine avukat tarafından 1 ay önceden, kurum tarafından ise 15 gün önceden bildirilmesi

2007/11574 2008/2902

şartı ile sözleşmenin her zaman fesih edilebileceği hükümleri kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme, açıklanan bu içeriği itibariyle Borçlar Kanunu kapsamında kalan “hizmet hukuk müşavirliği” niteliğinde olup, tarafların, sözleşmeyi “Avukatlık Ücret Sözleşmesi” olarak isimlendirmeleri de sonuca etkili değildir.

Borçlar Kanununda düzenlenen hizmet sözleşmelerinde tarafların hizmet karşılığını serbestçe kararlaştırabileceklerine, bu yasada Avukatlık Kanununda olduğu gibi ücret konusunda herhangi bir sınırlandırma da bulunmadığına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki sözleşme, fesih edildiği 31.12.2001 tarihine kadar taraflar arasında uygulanmış, davacı bu süre içinde sözleşme ile yükümlendiği edimlerini itirazsız olarak yerine getirmiştir.

İfa ettiği mesleği gereği, sözleşmenin geçerli veya geçersiz olduğunu bilmesi gereken davacının, uzun süre sözleşmeye uyup, feshin bildirilmesinden sonra sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesi, Medeni Yasanın 2.maddesinde ifadesini bulan iyiniyet ve dürüslük kurallarına da aykırıdır. Öte yandan sözleşmede karalaştırılan ücretin, Avukatlık Kanununun 164/4 maddesinin 1.cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında olduğu da kabul edilemez.

Bu nedenlerle dava konusu ihtilafın geçerli olan bu sözleşme hükümlerine göre çözümü gerekli olup, sözleşmenin 9. maddesinde davalı tarafa sözleşmeyi yenilememe ve her zaman için fesih hakkı tanındığına göre, davalının bu hakkına dayanarak sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmek suretiyle 31.12.2001 tarihi itibariyle sona erdirmesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azlin sonuçlarını da doğuran bir fesih değildir.

Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanması da düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması, fesih tarihi itibariyle hiç bir ücret istenemeyeceği anlamına da gelmez.

Davacının, fesih tarihi 31.12.2001 tarihi itibariyle, sözleşmenin 7. maddesi hükmüne göre ücret isteme hakkına sahip olduğu, bu tarih itibariyle ödenmeyen aylık ücretlerini, tahsilatla sonuçlanan veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan ancak tahsilatı mümkün hale gelen ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyalardan dolayı, sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen ücretleri isteyebileceğinin kabulü, hakkaniyet ilkelerinin gereğidir.

Davacı her ne kadar 4.5.2006 tarihli celsede “sözleşme kapsamında kalındığında alacağının çıkmayacağını” beyan etmişse de, davacının bu beyanı, dava dilekçesi ve tüm beyanlar değerlendirildiğinde, sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle harcamış olduğu emek ve mesaisi nedeniyle hakkaniyet gereği vekalet ücreti takdirine engel değildir. Öte yandan davacı, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle

halen devam eden, sonuçlanmayan ve ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı ise yine sözleşmenin 7. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bir ücret isteyemeyecektir. O halde mahkemece, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacının alacağı olup olmadığı ile varsa bunun miktarı, konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile, açıklamalı gerekçeli ve denetime elverişli raporla belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11574, K. 2008/2902, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/11574
Karar No
2008/2902
Tarih
3 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/11576 K.2008/2903
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11579 K.2008/2619
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11580 K.2008/1965
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11584 K.2008/2061
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11587 K.2008/3135
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11611 K.2008/2397

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.