KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12196 E., 2008/2250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadğına, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, Avukat olduklarını davalı ... ve Çocuklarının murisi ... davalı şirkete çalışırken geçirdiği ... kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı ...’in kendisini asaleten çocukları adına velayeten verdiği vekalet ile şirket aleyhinde dava açıp kazandığını, daha sonra icra takibi başlattığını, ödeme olmayınca şirketin iflasını istediğini aleyhinde iflas kararı aldığını, bu aşamada davalıların anlaşarak kendilerini azlettiklerini ileri sürerek ücret sözleşmesi gereğince 30.000,00 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur..
Mahkemece, davalı ... ve ... Madencilik Kimya San.Tic.A.Ş. hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; Hüküm, davalı ... ve ... Madencilik Kimya San.Tic.A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK 388 maddesinin 2 fıkrasına göre kararın “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde ... (kendi adına asaleten ...,... ve ... adına
velayeten hareketle)demek suretiyle Davalı olarak ... ,... ve ... da gösterdiği halde Mahkemece karar başlığında davalılardan ... ,... ve ... gösterilmemesi suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12196, K. 2008/2250, 19 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama