KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12886 E., 2008/2107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,tellalık sözleşmesi gereği bulup davalıya gösterdiği konutun davalının eşi adına satın alıp tellallık ücretinin ödenmemesi nedeniyle 3000 YTL tellallık ücreti,5000 YTL cezai şart olmak üzere 8000 YTL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3000 YTL tellallık ücreti ile 500 YTL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 3.500 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek
miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olmasıda şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Nevarki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12886, K. 2008/2107, 14 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama