KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12982 E., 2008/2393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının uzun zamandır eşine ait eczanede kalfalık yaptığını, kendi yardımları ile su bayiliği alıp ticaret yapmayada başladığını, davalının kurduğu şirkete ait araçların akaryakıt giderlerini kendi kredi kartından ödediğini,ayrıca 3. şahsa olan borcunu da çek ile ödediğini, alacağının ödenmesi üzerine yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse talebi üzerine alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilir. Alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borcu olduğunu bilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12982, K. 2008/2393, 21 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama