İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/13087 K.2008/2315

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde…

Esas2007/13087Karar2008/2315Tarih21 Şubat 2008Okuma5 dk · 947 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13087 E., 2008/2315 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

947 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ... gelmiş, diğer davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 27.6.2000 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını, olay günü götürüldüğü Numune Hastanesinde ön tedavisinin yapılarak taburcu edildiğini, 30.6.2000 günü ağrılarının çoğalması üzerine ambulansla davalı hastaneye götürüldüğünü, yapılan muayene sonunda ciddi bir sorun bulunmadığına dair rapor yazılarak eve gönderildiğini, ağrılarında bir azalma olmayınca 11.7.2000 günü tekrar davalı hastaneye gittiğini,

yine muayene sonucu istirahat önerilerek eve gönderildiğini ancak ağrılar dayanılmaz hal alınca 4.8.2000 tarihinde başvurduğu SSK hastanesinde yapılan tetkikler sonucu sağ kalçada parçalı eklem kırığı teşhisi ile ameliyata alınarak platin takıldığını, davalı hastane ve doktorların zamanında gerekli tetkik tedaviyi başlatmayarak, yanlış teşhis koyarak tedavisinin gecikmesine neden olduklarını, 1,5 ay boyunca acılar içinde kaldığını, bu kadar süre ile iyileşmesinin ertelendiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek 10.000,00 YTL maddi, 15.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar, davacının olay günü götürüldüğü Numune Hastanesinde gerekli filmlerin çekilerek tedavisinin yapıldığını, davacının 30.6.2000 tarihinde gece ağrılarının artması üzerine kendilerine geldiğinde çekilen film ve grafileri istediklerini, incelenen grafilerde kırık tespit edilmediğini, hastaneye yatmasını önermelerine rağmen davacının kabul etmediğini, yumuşak doku injurisi teşhisi ile istirahat önerdiklerini, 11.7.2000 tarihinde gece yeniden gelmesi üzerine muayene ve filmlerin tekrar incelenmesi sonucu, nöbetçi hekim tarafından ortopedi uzmanının da görüşü alınarak fizik tedavi önerdiklerini,

çekilmiş olan filmlere göre teşhis ve tedavi yaptıklarını, kusurları bulunmadığını, daha önce Numune Hastanesinde de aynı teşhisin konulduğunu, davalılardan ...’ın, muayene ve tedavi ile ilgisi olmayıp sadece düzenlenen rapora başhekim yardımcısı olarak imza attığını, kusurları bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, alınan adli tıp raporu doğrultusunda davalılara atfedilebilecek kusur bulunup bulunmadığının ancak çekilen filmlerin incelenmesi sonucu belirlenebileceği, davacının Numune Hastanesinden teslim aldığı filmleri ibraz edemediği ve giderek davalıların teşhis ve tedavide bir kusurlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Bir davada dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK’nun 76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir. Davacı, davalı hastanede, gerekli doğru teşhis konulamaması nedeniyle iyileşme sürecinin uzadığı, zamanında müdahalede bulunulmadığı, elem ve ızdırabının çoğaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. (BK.

386-390) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur.

(BK.321/1 md.) O nedenle davacının tedavisini üstlenen hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Hastane, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır.

Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlar da, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir.

Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise hastane sorumlu tutulmamalıdır.

Somut olayda, hükme esas alınan Adli Tıp raporunda, “her ne kadar hastaya ait Ankara Numune Hastanesinde çekilen sağ asetabulumu içeren grafilerin dosyada bulunmadığı saptanmakla birlikte tıbbi uygulamalarda esatabulum kırığına acil müdahalenin gerekli olmadığı, ancak hastaya çekildiği bildirilen grafiler temin edilemediği için geç teşhis hatası olup olmadığının da söylenemeyeceği” bildirilmiş ise de; davacının 30.6.2000 ve 11.7.2000 tarihlerinde dayanılmaz ağrıları olduğu, yürüyemediği, şikayeti ile ve ambulans ile hastaneye geldiği,

her iki gelişinde hastanın daha evvel bir başka hastanede çekilen film ve grafilerinin incelenmesi ile yetinilerek ve yumuşak doku injurisi teşhisi konularak istirahat önerildiği, 4.8.2000 tarihinde gittiği dava dışı hastanede çekilen filmler sonucu sağ kalçada parçalı eklem kırığı teşhisi ile ameliyat edilerek platin takıldığı tarafların kabulündedir.

Davalıların, davacıda mevcut kırığı teşhis edememesinde kusurları bulunup bulunmadığının tespiti için olay günü çekilen filmlerin incelenmesi gerektiği, bu filmlerin de davacı yanca ibraz edilememesi gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de hükme esas alınan adli tıp raporunda, yukarıda açıklandığı şekilde ağrılar içinde ve yürüyemez halde iki kez ambulansla davalı hastaneye başvuran davacıya, her seferinde eski filmleri incelemek yerine gerekli teşhisin konulabilmesi için daha ileri tahlil ve tetkik yapmak, yeniden film ve grafi çekmek gerekip gerekmediği,

bu hususun davalı yanca düşünülmemesinde kusuru bulunup bulunmadığı hususları açıklanıp tartışılmamıştır. Bu itibarla adli tıp raporu ihtilafı çözmekten uzak, yeterli ve doyurucu bir rapor olarak kabul edilemez.

Bu nedenlerle, mahkemece, dosya içindeki tüm raporlar, hastane kayıt ve belgeleri vs tüm tıbbi belge ve kayıtlar getirtilerek, Üniversitelerin ilgili bölümlerinde Öğretim Üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, az yukarıda açıklanan hususları da kapsar şekilde, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine esas olacak şekilde açıklayıcı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 550.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 21.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13087, K. 2008/2315, 21 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/13087
Karar No
2008/2315
Tarih
21 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/13088 K.2008/2263
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/13089 K.2008/2264
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/13090 K.2008/1540
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/13091 K.2008/2621
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/13093 K.2008/2673
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/13094 K.2008/2622

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.