KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13190 E., 2008/2239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisine ait ve kendisi tarafından inşa edilen binasında kiracı olarak oturduğunu, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde binanın yıkıldığını, eşyalarının yok olduğunu, kayınvalidesi ve yeğeninin hayatlarını kaybettiklerini, kendisi, eşi ve çocuğunun yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 25.000.000.000 TL maddi ve 25.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalının ceza dosyasında mahkum olduğu ve ceza dosyası içerisindeki kusur bilirkişisi raporuna göre 6/8 oranında kusurunun bulunduğu gerekçe gösterilmek ve hesap bilirkişisi raporu esas alınmak,hesap bilirkişisi raporunda bulunan miktardan da davalının kusursuzluğu oranında indirim yapılmak suretiyle 6.315 YTL maddi tazminatın tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,davacının aşağıdaki 2. ve 3. bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece,... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/21 esas sayılı dosyası için hazırlanan kusur bilirkişisi raporu benimsenmek ve 3.8.2001 tarihli hesap bilirkişisinin raporunda bulduğu 8.420.000.000 TL tazminat miktarından kusur bilirkişilerinin dava dışı belediye 2007/13190-2008/2239
yetkililerine izafe ettikleri 2/8 oranında kusur indirimi yapmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de davalı ,müştereken ve müteselsilen sorumluluk kapsamında meydana gelen zararın tamamından davacıya karşı sorumlu olup,olayda kusur sorumluluğuna göre indirim yapılmasına yasal olarak olanak bulunmamaktadır.Mahkemenin bu yönü gözetmemiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece, her ne kadar haksız fiilin depremden kaynaklandığı, zararla haksız fiil arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş ise de, davacı açtığı bu davasında davalının bizzat inşa ettirip, kendisine kiraya verdiği taşınmazın deprem nedeniyle yıkılması sonucu bir kısım yakınlarını kaybettiğini,kendilerinin yaralanmalarına neden olduğunu, ruhsal çöküntü yaşadığını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı kiralananı projesine ve deprem yönetmeliğine uygun olarak yapmış olsa başka bir anlatımla kaçak olarak bina inşa etmemiş olsa idi mevcut zarar meydana gelmeyecek ve davacının ruhsal çöküntü yaşamasına neden olmayacaktı. Hayat, beden ve ruh tamlığının zarar görmesi, B.K.49 maddesi anlamında manevi tazminat ödenmesini gerektirir.
Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek yazılı gerekçeyle manevi tazminat isteğinin reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13190, K. 2008/2239, 19 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama