KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13270 E., 2008/2952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 3.3.1999 vadeli ve 36.000.000.000 TL. bedelli senet borcunu ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu,davacının senedi dava dışı Nazmi Seferoğlu isimli şahsa ciro etmesi nedeniyle alacaklılık sıfatının kalmadığını, davacının mükerrer tahsilat yapmak istediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından sunulan fotokopi belgelerin dava konusu belge ile ilgisinin olmadığı, takibe konu belgenin keşide yeri olmaması nedeniyle adi senet hükmünde olduğu, davacının davalıya nakit para vererek belgeyi aldığını iddia etmesine rağmen alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından icra takibine ve davaya konu edilen belgenin keşide yerinin bulunmaması nedeniyle bon0 vasfını taşımadığı ve bu nedenle adi belge niteliğinde bulunduğu anlaşılmakta olup esasen mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Dava konusu belgede nakten ibaresi bulunmakta olup,davacı davalıya borç para verip belgeyi aldığını, daha sonra dava dışı şahsa çiro ettiğini, dava dışı şahsın davalı aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus yaptığı icra takibinin senette keşide yerinin olmaması nedeniyle iptali üzerine senet bedelini ödeyerek senedi geri aldığını iddia etmiştir. Dava konusu belge uyarınca davalının davacıya borcunun bulunduğu
belirgin olup, davalı borcunu ödediğini ispat edememiştir. Adi senet hükmünde olan belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabulü mümkün olmayıp, alacak doğurucu geçerli bir belge olarak kabulü zorunludur. Mahkemece davaya konu adi senedin alacağı ispata yeterli olup, geçerli olduğu kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13270, K. 2008/2952, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama