KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13332 E., 2008/3345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara koyun satıp teslim ettiğini, karşılığında davaya konu olan unsurları eksik bono ile dava konusu olmayan bono verildiğini, yaptığı icra takibinin bononun unsurlarının eksik olması nedeniyle iptal edildiğini ileri sürerek, 5000 DM karşılığı 4.600.00 YTL'nun 30.7.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ..., bononun tanzim yeri olmadığı için bono vasfında olmadığını, bu itibarla kendisinin adi kefil niteliğinde olduğunu, asıl borçlu aleyhine yapılan takibin semeresiz kalma şartı gerçekleşmediğinden kendisinden talepte bulunulamayacağını, birtakım ödemelerde bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalının asıl borçlu olduğunun tanık beyanlarıyla kanıtlandığını, davalı ...'ın ödeme savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle 4.585,65 YTL'nin davalı ...'dan tahsiline, diğer davalı ... Renkliboya hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davaya konu olan bonoda davalı ... 'nın asıl borçlu ve diğer davalı ...'ın kefil olarak 2007/13332-2008/3345
imzalarının bulunduğu ve tanzim yeri olmadığı için adi senet niteliğinde olduğu incelenen senet içeriğinden anlaşılmaktadır. Dava konusu belge ve uyuşmazlığın miktarı nazara alındığında olayda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınması olanaklı olmayıp, davalı ... tanık dinlemesine muvafakat da etmemiştir. Bu itibarla tanık beyanları esas alınarak uyuşmazlığın çözümü mümkün değildir.
Bu nedenle davalı ...'ın adi senet kapsamında adi kefil olduğunun kabulü gerekir. BK.'nun 486. maddesi uyarıca da adi kefilin borçtan sorumlu olması için asıl borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunupta alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalmış yahut borçlu hakkında Türkiye'de takibat icrasının imkansız hale gelmesi durumunda adi kefil borçtan sorumlu hale gelir.
Dava konusu olayda; davacının dava konusu belgeye dayalı olarak kambiyo senetleri hakkındaki hususi takip usuli ile yaptığı icra takibi, senetlerde tanzim yerinin olmaması nedeniyle Kambiyo senedi vasfında olmadığından iptal edilmiş olup, davacının adi belgeye dayalı olarak asıl borçlu ... hakkında yapıp semeresiz kalan bir icra takibide bulunmadığı için, adi kefil niteliğinde bulunan davalı ...'dan şu anda talepte bulunması olanaklı değildir.
Mahkemece davalı ... hakkında dava açılma koşullarının henüz gerçekleşmediği kabul edilerek adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13332, K. 2008/3345, 10 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama