KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13481 E., 2008/2962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6 nolu parseldeki 24 nolu dükkanı davalılardan 7.11.2003 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın alıp fırın inşa ettiğini, ancak tapuda 3. şahsa devir edildiğini ileri sürerek, taşınmazın içindeki fırın ile birlikte değerinden şimdilik 10.000 YTL. nin faizi ile müteselsilen tahsilini, birleşen dava ile de bakiye 67.000 YTL.nin ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı şirket yönünden hasım olmadığından reddine, taşınmazın arsa değeri 32.310 YTl.nin 12.7.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu 24 nolu dükkanın davalılar tarafından 7.11.2003 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davacı ...’e satışının vaad edildiği ve davacı tarafından tapu devrinin yapılacağına güvenilerek içine fırın inşaa edildiği ve taşınmazın davalılar tarafından tapuda 3. şahsa devrinin yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Noterde düzenleme şeklinde yapılan dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, borçlandırıcı işlem niteliğinde olup, sözleşenler arasında karşılıklı olarak borç doğurur ve sözleşme geçerlidir. Geçerli sözleşmeye dayanarak davacı tarafça taşınmaza
iyiniyetle fırın inşa edildiğinin kabulü ile taşınmazın tapuda 3. kişiye devir tarihi itibariyle üzerindeki fırında birlikte değerini talebe hakkı bulunduğu kabul edilmesi gerekirken mahkemece yanlış değerlendirme ile sadece taşınmazın arsa paylı değerinin tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı yararına bozmayı gerektirir.
3-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açılmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle davacı ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek satış tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı yararına bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13481, K. 2008/2962, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama