KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13511 E., 2008/2708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadğından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2.6.2004 tarihli vekalet ile davalının kendisini vekil tayin ettiğini, ücret sözleşmesi düzenlemediklerini, takip ettiği ...
1. Ticaret Mahkemesinin 2005/163 esas sayılı davanın davalı lehine sonuçlandığını, mahkeme kararı ile hükmedilen ve karşı yandan tahsili gereken 5.500,00 YTL vekalet ücretini 2005/5380 sayılı icra dosyası ile takibe koyduğunu, davalının icra müdürünü yanıltarak yasa gereği avukata ait olması gereken ve karşı yan tarafından ödenen vekalet ücretini tahsil ettiğini ileri sürerek fazlası saklı 5.500,00 YTL alacağının tahsilini istemiş,
birleştirilen davasında ise davalı lehine sonuçlanan ilamdaki alacağın tahsili için başlattığı 2005/5381 sayılı icra takip dosyasını takip etmesine rağmen bu icra dosyası nedeniyle icra müdürlüğünce tahakkuk ettirilen ve karşı yandan tahsil edilen icra vekalet ücretinin davalı yanca tahsil edildiğini ileri sürerek fazlası saklı 5.165,00 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, ... 1. Ticaret Mahkemesinde görülen 2005/163 esas, 2005/319 karar sayılı ilam ile dava vekalet ücreti olarak 5.500,00 YTL’nin karşı yandan tahsiline karar verildiğini, ancak görülen bu davanın sadece faiz oranı nedeniyle verilen bozma ilamı sonrası verilen ikinci karar olduğunu, önceki karar ile de alacağının hüküm altına alınarak 3.400,00 YTL vekalet ücretine karar verildiğini, bu kararın ...
4. İcra Müdürlüğünün 2003/8465 sayılı icra takip dosyası ile takibe konularak asıl alacak ve feriyle birlikte ilamla birlikte hükmedilen vekalet ücreti de dahil olmak üzere tahsil edildiğini, davacının bu tahsilattan her türlü alacağını aldığını, tahsil edilen eski hükmün devamı niteliğinde bulunan ikinci kararın yine aynı icra dosyası üzerinden takip edilmesi gerekirken davacının kötüniyetle ayrı ayrı takipler başlattığını, takip tarihinden sonra yurt dışına giderek dosyadaki tahsilatı kendisine bağımlı hale getirdiğini,
davacının önceki kararla tahsil edilen vekalet ücretini düşmeden ayrı bir takip başlatması nedeniyle dosya borçlusunun da ikinci kez vekalet ücreti talebinde bulunarak ilama bağlanan alacağından mükerrer vekalet ücreti kesintisi yaptığını, davacının anlatılan davranışlarının ... duygusunu zedelediğini bu nedenle haklı olarak azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıyı tahsil aşamasında azletmesinin haklı bir gerekçesinin olmadığı, asıl davada istenen dava vekalet ücreti olarak 5.500,00 YTL ile karşı yana tahmili gereken 5.520,00 YTL’nin ve birleşen davada 5.165,00 YTL icra vekalet ücreti ile 5.063,20 YTL icra karşı yan ücretinin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacının asıl dava dilekçesindeki talebi, takip ettiği dava nedeni ile ilamda hüküm altına alınan ve karşı yandan tahsil edilmesi gereken yasal vekalet ücretinin ödetilmesi isteği olup, davacı 6.12.2005 tarihli cevaba cevap dilekçesinde isteğinin ve bu davanın konusunun sadece ...
1. Ticaret Mahkemesinin 2005/163 esas, 2005/319 karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan 5.500,00 YTL olduğunu açıklamış, talebini bu şekilde sınırlamış, davalıdan sözleşmeden kaynaklanan bir ücret talebi bulunmadığını, sözleşmeden doğan ücret isteğinin bu davanın konusu olmadığını açıklamıştır. Davalı ise davacı avukatı haklı nedenlerle azlettiği için ücret talebinde bulunamayacağını savunmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalının dava dışı İller Bankasından olan alacağının tahsili için dava dışı Av. Vahap Bozkurt’u vekil tayin ettiği, bu avukat tarafından açılan davanın 2003/108 esas ve 2003/733 karar sayılı ilamı ile asıl ve birleşen davada toplam 60.000,00 YTL için kabul edildiği, ilam ile davacı lehine toplam 3.500,00 YTL vekalet ücretinin tahsiline karar verildiği, alınan bu ilamın 2003/8465 sayılı icra dosyası ile takibe konulduğu, bu aşamaya kadar davacı avukatın da vekalet verilen Av. Vahap tarafından düzenlenen yetki belgesi ile dava ve takibin yürütülmesinde katkısının olduğu,
davalının davacıyı 2.6.2004 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, davacı avukatın, ilk hükümle verilen 3.500,00 YTL hasma
2007/13511 2008/2708
tahmil edilen vekalet ücretinin kendisine ödenmesi için 2.6.2004 tarihinde icra dosyasına talepte bulunduğu, bu durumda önceki hükümle verilen yasal vekalet ücretinin tahsil edildiğini bildiği, buna rağmen kararın bozulmasından sonra ikinci hükümle takdir edilen vekalet ücretinin tahsil edildiğini bilmesine rağmen ilk kararın Yargıtayca bozulması üzerine ikinci hükümle karar altına alınan vekalet ücretinin tahsili için yeni ve ayrı bir takip başlatması ve önce tahsil edilen vekalet ücreti miktarını mahsup etmemesi, müvekkili davalıya karşı özen borcunun ihlali ve ... sarsıcı olup davalının davacıyı azletmesi haklıdır.
Azlin haklı olması halinde kural olarak davacı avukat davalı ... sahibinden hiçbir ücret isteyemez. Ancak davacı avukatın neden olan davranışlarından önce takip ettiği dava sırasındaki emeğine karşılık ilama bağlattığı hükümle karar altına alınan karşı yan vekalet ücretini istemesi mümkün olup, bu ücretten önce tahsil edilen 3.500,00 YTL’nin de mahsubu gerekir.
Mahkemenin azlin haklı bulunmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı gibi, davacının talebinin sadece karşı yandan tahsili gereken vekalet ücretine hasredilmiş olduğu hususu gözden kaçılarak ve talep aşılmak suretiyle asıl davada sözleşmeden doğan vekalet ücretine hükmedilmesi ve önce tahsil edilen yasal vekalet ücretinin mahsup edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı, eldeki dava dosyası ilebirleştirilen davasında ise, mahkeme ilamı ile hükmedilen davalı alacağının tahsili için başlattığı icra takibine ilişkin karşı yana tahmili gereken vekalet ücretinin tahsilini istemiştir. Az yukarıda açıklandığı gibi davacı avukatın icra takibi aşamasında yaptığı işlemler avukatın özen ve ihtimam görevine aykırı, ... sarsıcı davranışlar olduğundan ve azil haklı bulunduğundan davacı avukat icra takibi nedeniyle ücret isteyemez. Mahkemece, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Öte yandan Humk’nun 83 maddesi ve 4.2.1948 tarihli 10/3 sy. Yargıtay İ.B.K. gereğince her davada ancak bir kez ıslah yapılabilir. Davacı, 13.2.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda birleşen iki davayı ıslah ettiğini bildirmiş olup, ek raporun tanziminden sonra 21.3.2007 tarihli 2. ıslah dilekçesiyle bu kez birleşen dava yönünden ıslah talebinde bulunduğunu bildirmiş ve mahkemece de bu ıslah talepleri kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de ilk ıslah dilekçesinde her iki dava yönünden talebini ıslah ettiğini bildirmiş olduğundan ikinci kez ıslah isteğinde bulunamayacağının göz ardı edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup ayrıca bozmayı gerektirir.
4-Davacı, ilk bilirkişi raporuna karşı beyanında rapora bir diyeceğinin olmadığını, raporu kabul ettiğini bildirmiş olup, davacı bu miktarla talebini sınırlamıştır. Sonradan alınan ek raporla belirlenen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de talebin aşılması mahiyetinde olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13511, K. 2008/2708, 28 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama