KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13586 E., 2008/2450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan üç yıllığına iki tane tarla kiraladığını, ancak daha sonra kendisinin ektiğini, sözleşmenin 5. maddesi gereğince 2.500.000.000 Tl. cezai şart ödemesi gerektiğini öne sürerek, tarlalar üzerindeki davalı tecavüzünün önlenmesi ve 2.500.000.000 Tl. cezai şart ile 100.000.000 TL. tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tecavüzün önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine,2.500.000.000 TL. cezai şartın tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hakimin aşırı gördüğü cezaları indirmekle ödevli olduğu, BK.nun 161/son maddesinde belirtilmiştir. Bu kararlaştırılan ceza koşulunun aşırı olup olmadığını belirlemede başvurulması gereken ölçüt (kıstas) önem taşır. Ceza koşulunun, sözleşenler arasındaki ilişkiye uygun düşmeyecek ölçüde yüksek tutulması ve açıkça hakseverliğe aykırı bulunması durumunda, aşırılığın varlığı kabul edilmelidir.
Böyle bir sonucun benimsenebilmesi için, alacaklının asıl edimi yerine getirmesindeki çıkarı ile, ceza koşulu olarak saptanan miktar arasındaki oranın ve borçlunun borca aykırı davranmasındaki kusur derecesinin ve borçlunun ekonomik durumunun göz önünde tutulması gerekir. Borcun yerine getirilmesinin yol açtığı zararların kapsamı üzerinde de, durulmalıdır.
Aşırılığın belirlenmesinde, ceza koşulunun borcun yerine getirilmesi için borçlu üzerinde ruhsal bir baskı yaptığı da gözetilmeli, böyle bir baskının ortadan kalkmasına yol açacak biçimde indirimden kaçınılmalıdır.
Somut olay değerlendirildiğinde 1.1.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davacı iki adet tarlayı davalıdan kiralamış olup, üç yıllık kira bedeli 750.000.000 TL.dir. sözleşmenin 5. maddesinde, anlaşma bozulduğu takdirde 2.500.000.000 TL. verileceğinin kararlaştırıldığı, görülmüştür. Üç yıllık kira bedeli karşısında, kararlaştırılan cezai şart fahiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler nazara alınarak BK.nun 161/son maddesi gereğince, cezai şart olarak kararlaştırılan miktardan gerekli indirimin yapılmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13586, K. 2008/2450, 25 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama