KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13722 E., 2008/3421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının sahip olduğu, otobüsün 1/3 hissesini 32.000 Euro bedel ile 12.11.2004 tarihinde satın alarak ortak olduğunu, davalı tarafından resmi devrin yapılmadığı gibi bu güne kadar kar payından da tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 YTL kar payı ile otobüsün 1/3 hissesi için 15.000,00 YTL nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının dosyaya ibraz ettiği protokol başlıklı tarihsiz belgeden, dava dışı ... adına trafikte kayıtlı ... plakalı otobüsün %30 hissesine davacının 32.400 euro nakit ödeyerek ortak olduğu, daha sonra bu otobüsün 29.11.2004 tarihinde dava dışı kayıt maliki tarafından davalıya satılarak trafikte kaydının da devir edildiği, 13.1.2005 tarihli davalı imzası bulunan belge ile de otobüsün 1/3 payının davacıya ait olduğu beyan edilmektedir. Davalı belgedeki imzayı ve davacının otobüse ortak olduğunu kabul edip kendisine 45.000 YTL ödediğini ve payı kalmadığını savunmuş ise de, bu savunmasını hengangi bir belge getirip kanıtlıyamamıştır. Davacının dayandığı belgeler
2007/13722-2008/3421
içeriğinden, otobüsün hem mülkiyet hemde işletme hakkına ortak olduğu davalınında buldurumu bilerek otobüsü satın aldığı açıkca analşılmaktadır. Mahkemenin kabulünde olduğu gibi, aracın davalı adına kayıtlı olması ve davacının dayandığı sözleşmelerin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü resmi şekilde düzenlenmemiş bulunması nedeniyle geçersizdir. Bu sözleşme ile aracın mülkiyetinin 1/3 payının davacıya geçtiğinin kabulüne hukuken olanak yoktur.
Ne var ki aracın işletilmesine ilişkin ortaklık sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yasa ile öngörülen bir şekil şartı bulunmamaktadır. B.K'nun 20.maddesi hükmü uyarınca bir sözleşmenin taşıdığı koşullardan bir kısmının batıl olması o sözleşmenin tamamının geçersizliği sonucunu doğurmaz. Ancak geçersiz olan koşul ortadan kalkar.
Hal böyle olunca, B.K.'nun 18.maddesi hükmü gereği sözleşme tarafların iradelerine uygun yorumlandığında, davacının davalıya ait otobüsün işletilmesine 1/3 pay ile ortak olduğunun kabulü zorunludur.
Davacı otobusün işletilmesinden dolayı kar payı ve otobüsün bedelinin 1/3 ünü istemektedir. Otobüsün trafikte davalı adına kayıtlı olup, davacının dayandığı belgeler haricen düzenlenmiş ve geçersiz olması nedeniyle davacı aracın 1/3 payının değerini değil, ortaklık payının ödetilmesi isteği, çoğun içinde azda vardır kuralı gereği ancak işletme ortalığı için ödediği parayı ve kar payını isteyebilir. Mahkemece, davalının otobüsü devraldığı tarihten dava tarihine kadarki süreye ilişkin, davacının talep edebileceği kar payı ile davacının ortaklığa girmek için ödediği miktar belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedinine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13722, K. 2008/3421, 11 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama