KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13750 E., 2008/3046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan 3.6.2006 tarihli tellallık sözleşmesinden kaynaklanan 11.328,00 YTl alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, sözleşme süresinin 31.7.2006 tarihinde sona erdiğini, taşınmazın anahtarının kendisine teslim edildiğini, satışı bizzat gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında davalıya ait taşınmazın satılması hususunda 3.6.2006 tarihli tellallık sözleşmesi yapıldığı, taşınmazın bizzat davalı tarafından satıldığı hususu taraflar arasında tartışmasızdır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin C)Koşullar başlıklı bölümün 1. maddesinde “Taraflar sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce yazılı fesih bildiriminde bulunurlarsa sözleşme dönem sonu itibariyle, fesih bildiriminde bulunmazsa uzama süresi sonunda sona erecektir.
Uzama süresi otuz gündür.” Sözleşmenin 3. maddesinde ise “ Sözleşme ve uzama süresince, ......Turyap dışında herne sebeple olursa olsun satışı/kiralamayı gerçekleştirirse ....” komisyon bedelini ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. Borçlar Kanunun 405. maddesi emredici bir hüküm olmayıp taraflarca aksi sözleşme yapılabilir. Bu nedenle taraflar arasında yapılan sözleşme geçerlidir.
Yukarıda sözleşmenin birinci maddesi gereğince davalı tarafından süresi içerisinde feshi ihbarda bulunulmadığına göre sözleşme 30 gün süre ile uzamış olup, davalı taşınmazı 3.8.2004 tarihinde sattığına göre, satış
2007/13750/2008-3046 sözleşmenin uzadığı tarih içinde yapılmıştır. Sözleşmenin ayakta olduğu tarih içinde davalıca satış yapılmış olması nedeniyle sözleşmenin yukarıda belirtilen 3. maddesi gereğince davalı sorumlu olur. Hal böyle olunca mahkemece sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilip, sözleşme şartları değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13750, K. 2008/3046, 4 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama