KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13805 E., 2008/3349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukata yıllık aidatlarını ödemeyen oda üyeleri hakkında icra takibi yapması ve tahsil etmesi için 27.11.2001 tarihili vekalet verildiğini, davalının haricen ya da icra dosyalarına yatan paraları tahsil ettiği halde ödeme yapmadığını, tarife hükümlerine göre belirlenecek vekalet ücretinin mahsubu ile bakiye miktar 5.000 YTL.nin faizi ile fazla hakları saklı kalarak ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı adına yapılan takiplerden dolayı yapılan ücret sözleşmesine göre vekalet ücretinin ödenmediğini ve haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuş, karşı dava ile de, ücret sözleşmesi gereği 9.000 YTL ile karşı taraf vekalet ücreti 9.000 YTL ve ihtar ile talep edilen 1.731 YTL. vekalet ücretinin ödetilmesini istemiş, ıslah ile de talep miktarını artırmıştır.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne 39.033 YTL'nin davacı-karşı davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı avukat arasında imzalanan 2.8.2001 tarihli avukatlık sözleşmesinde; işin konusunun odanın alacaklarında alacaklı vekilliği olduğu açıklanmış ve işlem 2007/13805-2008/3349
konusu alacağın net % 20’nin ücret olarak ödeneceği belirtilmiştir.
Davalı avukatın 27.11.2001 tarihinde verilen vekalet ile muhtelif icra takiplerini yaptığı, icra ceza mahkemesine şikayetlerde bulunduğu , davacıya gönderdiği 6.9.2002 tarihli ihtarda , ağustos 2002 tarihine kadar gelir ve giderlere ilişkin dökümü sunduğu ve yapılan hesaplamalar sonucu 1.731 YTL. vekalet ücretinin ödenmesini talep ettiği, buna karşı davacının da , 18.9.2002 tarihli cevabi ihtar ile; masraf ve ücretin fahiş olduğu, tahsilat ve masraflara ilişkin ayrıntılı dökümün verilmesini, aksi halde azledileceğinin bildirildiği ve akabinde de 27.11.2002 tarihinde de azledildiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı avukat tarafından takip edilen 236 adet takip dosyasındaki tutarlar üzerinden sözleşme ile öngörülen % 20 tutarı ile karşı taraf vekalet ücreti toplamı ve icra ceza dosyaları için de sözleşmede belirlenen şekilde tarife ile tahakkuk eden ücretin % 75’i vekalet ücreti olarak belirlenmiş ve davalı tarafından yapılan masraflar da ilave edilerek, davalı avukatın alacağı tesbit edilmiş ve davalı avukat nezdinde icra dosyalarından tahsil edilen 11.822 YTL. nin mahsubu ile, 39.033 YTL vekalet ücreti alacağı bulunduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Davalı avukatın, vekil olarak borçları BK’nun 389 ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, öncelikle vekilin BK.nun 390. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.
BK 392.maddesine görede vekil yaptığı işlerin hesabını talebi üzerine vekil edenine vermeye, aldığı şeyleride tediyeye mecburdur. Davacı, davalı avukatın aidatlarını ödeyen oda üyeleri hakkında haksız icra takibi yaptığını ve masrafların artmasına neden olduğunu, icra dosyalarında ihmalinin bulunduğunu, masrafların ... sahibi tarafından karşılanması esas olduğundan yaptığı tahsilatlardan kesmesinin doğru olmadığını, bu nedenlerle yapılan azlin haklı olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durularak bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir. Öyle olunca davalı avukatın işin takibinde ihmalinin bulunup bulunmadığı, gereksiz ve haksız icra takiplerinde bulunup bulunmadığı hususlarında gerektiğinde davacıdan bu konudaki somut beyanları alınıp delilleri, varsa karşı tarafında mukabil delilleri sorulup, araştırılıp ve inceleme yapılmalı ve azlin haklı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Bu değerlendirme yapılırken, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.maddesindeki “işin her türlü giderleri ... sahibince karşılanacaktır” açık hükmüne ve Avukatlık kanununun 173. maddesine göre, dava ve takip 2007/13805-2008/3349
masraflarının müvekkil tarafından karşılanması esas olup, masraf almadan davalı avukatın hukuki işlem yapması zorunluluğu bulunmadığı hususu da gözetilmelidir. Yapılacak değerlendirme sonucu azlin haksız olduğu kabul edilirse davalı avukat tarafından davacıya gönderilen 6.9.2002 tarihli ihtar içeriğindeki talep edilen vekalet ücreti tutarının hangi dosyaları kapsadığı üzerinde durularak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13805, K. 2008/3349, 10 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama