KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13888 E., 2008/3402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2003 yılında davalının sipariş fişi karşılığında 4700,00 YTL bedelli mal gönderdiğini, bu malların istenilen kalitede olmaması nedeniyle durumu davalıya bildirdiğini, davalı ise malları saklayacak deposu olmadığından adına malları saklanmasını istediğini, bir kısım malı da iade ettiğini, buna rağmen davalının icra takibi ile malların bedelini talep ettiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının aldığı malın bedelini ödemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Davalı icra takibinde 25.09.2003 tarihli cari hesaba dayanarak takip başlattığını bildirmiş, icra dosyasına ve yargılama aşamasında mahkemece talep edilmesine rağmen buna ilişkin belge ibraz edememiştir. Mahkemece ispat külfeti davalıda olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinde davacı, sipariş karşılığı 4700,00 YTL bedelli malın kendisine teslim edildiğini, istediği nitelikte olmadığı için bir kısım malları iade ettiğini, bir kısmını da davalının talebi ile saklanmak üzere deposunda beklettiğini, delil listesinde ise, malların bedelini ödediğini savunmuştur. Bu durumda taraflar arasında alım satıma konu olan malların davacıya teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
O halde davacı teslim aldığı malları iade ettiği, davalı talebi ile onun
adına sakladığı savunmasını ispat etmek zorundadır. Davacı bu iddiasını yasal delillerle ispatlamalıdır. Yazılı delil ibraz edemediğine ve dava dilekçesinde “ her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline dayandığına göre mahkemece davacıya davalı tarafa iddiası konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ispat külfeti ters tarafa yüklenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13888, K. 2008/3402, 11 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama