KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13986 E., 2008/3747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, üvey anneleri olan davalı adına kayıtlı taşınmazı 15.10.1998 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın alıp bedelini ödediklerini, ancak davalının bu taşınmazı dava dışı vekili aracılığıyla üçüncü şahsa sattığını ileri sürerek taşınmazın değerinin yerine kaim olmak üzere fazlası saklı tutularak 5.000 YTL'nin faizyle birlikte tahsilini istemişler, 12.11.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerin 8.000 YTL'na yüksetmişlerdir.
Davalı, davacıların babalarından kendisine intikal eden miras hissesini vekili aracılığıyla sattığını, davacıların ancak verdikleri bedeli isteyebileceklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacıların ödedikleri paranın ifanın imkansız hale geldiği tarih olan 30.1.2003 tarihinde ulaştığı değere tekabül eden 3.210.73 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, eşinin ölümü ile kendisine intikal eden ve tapuya kayıtlı bulunan taşınmazdaki hak ve hissesinin tamamını 15.10.1998 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile davacılara satış bedeli olan 500.000.000 TL'nı aldığı, akabinde iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesiyle 9.1.2003 tarihinde adına tescil edilen taşınmazdaki hissesini 31.1.2003 tarihinde dava dışı üçüncü şahsa satıp devir ettiği ihtilafsızdır.
Hemen belirtmek gerekirki tapuya kayıtlı taşınmazın, resmi şekilde düzenlenen satış vaadı sözleşmesiyle davacılara satışı geçerlidir. Davalı, geçerli olan şatış vaadi sözleşmesi ile davacılara sattığı taşınmazı daha sonra dava dışı şahsa tapuda satarak devrini yaptığına göre, davacılar taşınmazın üçüncü şahsa satıldığı, eş değişte akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değirini isteme hak veyetkisine sahiptirler.
Bu itibarla mahkemece; taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı tarih olan 31.1.2003 tarihindeki değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenerek, belirlenecek bu bedelin davcının ıslah talebide dikkate alınmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, geçerli olmayan sözleşmedelerde uygulanma imkanı bulunan denkleştirici adalet ilkesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13986, K. 2008/3747, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama