KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14003 E., 2008/3639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-davalı avukatınca duruşmalı davalı-karşı davacı avukatı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar davalının mandalına bahçesindeki 2005 yılı ürününü 500.000 kg olarak alımı konusunda anlaştıklarını, satım bedeli karşılığında 10 adet çek verdiklerini 318.337 kg ürün hasadı yapıldığını, alınan ürün bedelinin 159.168 YTL tuttuğunu, 90.831 YTL fazla ödeme olduğunu ödenmeyen iki çek hakkında tedbir kararı aldıklarını ileri sürerek çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tesbitine, fazladan ödenen 40.831 YTL'ninde faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacılardan ...'a bahçedeki ürünü götürü usulde sattığını, kg üzerinden satış olmadığını, diğer davacı şirketle sözleşme ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen davasında ödenmeyen çekler bedeli 50.000 YTL'nin faizi ile tahsiline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin davasının husumetten, ...'ın davasının esastan reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2007/14003-2008/3639
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Sözleşme uyarınca davalıya verilen çeklerin davalıya ödenmemesi konusunda mahkemece ihtiyati tadbir kararı verilmiş ve para alacaklısına ödenmemiştir. İ.İ.K'nun 72/4 maddesi uyarınca menfi tesbit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hüküm kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı, birleşen davasında 14.4.2006 ve 1.9.2006 keşide tarihli çeklerdeki alacağının bu tarihlerden itibaren faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı alacağına bu tarihlerden itibaren faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden faiz uygulanmasıda yanlıştır. Nevarki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14003, K. 2008/3639, 13 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama