KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14427 E., 2008/5761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, oto galericiliği yapan davalıdan harici sözleşme ile araç satın aldığını, bedeli olarak 23.000 YTL. ödediği halde aracın devrinin verilmediği gibi, ödenen paranın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, gerek icra dairesi, gerekse mahkemenin yetkisiz olduğunu, böyle bir borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının ikametgahı itibariyle Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu gerekçesi ile dava dilekçesi yetki yönünden red edilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafından, İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2007/639 esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibine girişilmiş olup, borçlu davalı, gerek icra dosyasında, gerekse eldeki itirazın iptali davasında hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, ortada yöntemine uygun bir geçerli bir şekilde yapılmış icra takibinin bulunması zorunludur. Şayet icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir icra takibinden söz edilemez. Bu nedenle, itirazın iptali davasını gören mahkemenin öncelikle İİK.nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekir.
Somut olayda, icra takibine konu edilen alacak, geçersiz sözleşme gereğince verilen paranın sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre geri istenilmesinden kaynaklanmakta olup, aranılacak borç niteliğindedir. Dolayısıyla HUMK.nun 9. maddesi hükmüne göre yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahı olan Nazilli'dir. Böyle olunca mahkemece, icra takbinin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle ve bu usulü nedenle davanın reddi gerekirken, kendi yetkisine ilişkin itiraz incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14427, K. 2008/5761, 28 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama