KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14447 E., 2008/5047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların murisi tarafından kendi murislerine 23.11.1986 tarihli harici sözleşme ile tapulu taşınmazın satıldığını ve bedelinin peşin ödendiğini ancak tapuda devir yapılmadığını öne sürerek, ödenen 15.000.000 TL satış bedelinin bu günkü karşılığının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 15.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemişler, 1.5.2006 tarihinde eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilen dava ile de,
davacıların murisi İbiş ... ve davacı ... ile davalıların murisi arasında düzenlenen 12.3.1965 tarihli zeytin bahçesi imar ve ihya ortaklık sözleşmesi gereğince 40 dönümlük tarlayı zeytin fidanı dikerek bahçe haline getirdiklerini, sözleşme gereği davalı yanın 20 dönümlük kısmın zilyetliğini davacı tarafa devrettiği halde tapusunun verilmediğini, ileri sürerek uğradıkları zarara karşılık 15.000,00 YTL’nin faiziyle tahsiline, olmadığı takdirde sözleşmenin 6. maddesi gereğince kararlaştırılan 20.000 TL’nin dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün tespitine ve şimdilik 15.000,00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar davanın reddini dilemiş, bir kısım davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl davanın yapılan yargılaması sonunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden; davanın kabulü ile ıslah edilen miktar da dikkate alınarak 29.800,98 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile 15.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılardan ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre temyiz eden davalı-birleşin dosya davalılarının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde.
Davacılar, haricen düzenlenen taşınmaz satım sözleşmesi gereğince taşınmazın tapusu verilmediğinden bahisle ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkeleri gereğince dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün tespiti ile şimdilik 15.000,00 YTL’nin tahsilini istemişler, mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinden sonra Dairemizce 24.1.2005 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında,
davacılar 3.9.2005 tarihli dilekçeleri ile dava miktarını ıslah suretiyle 29.800,98 YTL’ye çıkardıklarını bildirmişler ve mahkemece ıslah edilen miktar esas alınarak 29.800,98 YTL üzerinden dava kabul edilmiştir. Oysa, HUMK’nun 83 maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle ıslah edilen miktarın da tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar, 12.3.1965 tarihli zeytin bahçesi imar-ihya ortaklık mukavelesi başlıklı sözleşme gereğince 40 dönümlük taşınmaza zeytin fidanı ekmek suretiyle bahçe haline getirdiklerini, davalıların sözleşme gereği bu yerden 20 dönümlük kısmının zilyetliğini devrettikleri halde tapusunu vermediklerini ileri sürerek tazminat isteğinde bulunmuşlardır.
Dava konusu zeytinliğin 20 dönümlük kısmının sözleşme ile davacılara teslim edildiği, 1965 yılından bu yana ve halen davacıların zilyetliğinde bulunduğu, davacıların bu yeri kullanmalarına engel olunmadığı, taşınmazın davalı yan adına kayıtlı bulunmadığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıların sebepsiz zenginleşmesinden bahsedilemez.
Açıklanan nedenlerle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Öte yandan birleşen dosya davacılarından ... ...’in adının karar başlığına yazılmaması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14447, K. 2008/5047, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama