KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14506 E., 2008/3861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı idareye elektrik borçlarını ödeyemediklerinden elektriklerinin diğer davalı idare çalışanı Erdinç Sargın tarafından tesisatı gerektiği şekilde kontrol etmeden hatalı kesildiğini,8.7.2001 tarihinde muris eşinin hatalı kesim sonucunda elekrikle yüklenen buzdolabını açması sonucunda elektrik çarpması sonucu vefat ettiğini,davalıların olay nedeni ile kusurlu olduklarını ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükum davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gercek yada tuzel kisiyi ıfade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, "hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet" olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı icerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir. Davacı ile davalı ... arasında elektrik satışı kanunda 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalan sözleşmeye ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... ise ... çalışanı olduğuna göre davacı ile bu davalı arasındaki uyuşmazlığında bu yasa hükümleri içinde çözmek gerekir.
4077 Sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyusmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldıgına göre davaya bakmaya Tuketici Mahkemesı gorevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi veya tüketici davalarına bakmaya yetkili mahkeme varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumda davaya tüketici mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir. Bu yönlerin gözden kaçırılması bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14506, K. 2008/3861, 19 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama