KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14516 E., 2008/3864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı şirket yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı ... yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kayıt maliki olan davalı ... dan 29.12.2004 tarihinde Noter satış sözleşmesi ile davaya konu aracı 12000 YTL ye satın aldığını,diğer davalı şirket elemanının kayıt malikinin vekili olarak hareket ettiğini,29.11.2005 tarihinde aracın çalıntı ve çenç olduğu iddiasi ile emniyetçe aracına el konulduğunu,ayıplı araç satan davalılardan ödediği 12000 YTL satış bedelinin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine,diğer davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmis; hükum, davacı ve davalı ... tarafından temyız edilmiştir.
HUMK'nun 388/son maddesi geregince, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir soz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenılen borc ve tanınan hakların, mümkunse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gosterilmesi gereklidir. Yine 2007/14516-2008/3864
aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Temyize konu davada, hüküm kısmında Davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de ,davalının sorumlu olacağı miktar belirtilmediginden karar bu haliyle infazda tereddut yaratacak niteliktedır. O halde mahkemece,davalının sorumlu olacağı miktar hüküm kısmında ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken ,sadece davanın kabulüne karar verilerek infazda tereddüde yol açacak şekilde yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14516, K. 2008/3864, 19 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama