KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15332 E., 2008/4202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ...’un davalı banka ile imzaladığı kredi kartı sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hakkında icra takibi başlatılması ve maaşına haciz yazısı gelmesi sonucu 29.6.2005 tarihinde dosya borucunu 2.135,00 YTL olarak ödemek zorunda kaldığını, ancak imzaladığı sözleşmede kefalet limiti bulunmadığından kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ödediği paranın faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı yanca başlatılan icra takibine karşı davacının 25.4.2005 tarihinde verdiği dilekçede kefil sıfatıyla borçlu olduğu, bu borcunu taksitler halinde ödeyeceğini bildirdiği, ödeme yaparken ihtirazi kayıt koymadığı ve bu haliyle kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı şahsın davalı banka ile düzenlediği 10.10.1997 tarihli kredi kartı sözleşmesini kefil olarak imzalamış ise de, sözleşmede kefalet limiti belli olmadığı gibi kredi limiti dahi belirsizdir. Bu hali ile davacının kefaleti geçersiz olup davacı açısından borç doğurmaz. Davalı yanca davacı hakkında icra takibi başlatılması üzerine, davacı verdiği 25.4.2005 tarihli mal beyanında bulunduğuna dair dilekçesinde borcun kefili
2007/15332 2008/4202
olduğunu ve borcunu taksitler halinde ödeyeceğini bildirmiş olup, bu beyan mal beyanında bulunma dilekçesinin yasal unsurlarını taşıması amacıyla yazılmış olup, icra takibi, haciz ve ceza baskısı altında verilen bu dilekçedeki beyanlar kayıtsız şartsız borç ikrarı olarak kabul edilemez. Kaldı ki davacının 29.6.2005 tarihinde yaptığı ödeme sırasında düzenlenen tahsilat makbuzunda “ihtirazi kayıt şartıyla yatırıldı” şerhi de bulunmaktadır. O halde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delilerin yanlış değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15332, K. 2008/4202, 27 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama