KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15966 E., 2008/5372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kalorifer yakıtı satışı için davalı ile aralarında 1.3.2005 tarihinde bir sözleşme düzenlediklerini, sözleşmenin düzenlenmesinden önce hazırlanan teknik şartnamede ve matbu şartnamede fiyat farkı verileceğine dair hüküm bulunmasına rağmen bu hükümleri davalı idarenin 28.12.2004 tarihli zeyilname ile ‘’fiyat farkı verilmeyecek’’şeklinde değiştirdiğini, kendisinin akaryakıt teslimine başlamasından sonra 5.5.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince fiyat farkı ödenmesi uygulamasının benimsendiğini,sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren fiyat farkı ödenmesinin gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 6.100 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve davacının sözleşmeden önce hazırlanan zeyilnameyi bilerek sözleşmeyi imzaladığı ve sözleşmeye göre de fiyat farkı isteyemeyeceği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2)Taraflar arasında 1.3.2005 tarihinde sözleşme yapıldığı, sözleşmenin 31.12.2005 tarihinde sona ereceği kararlaştırılmış olup bu husus tarafların da kabulündedir.Uyuşmazlık, davacının fiyat farkı isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 15/1 maddesinde ‘’Yüklenici,sözleşme süresince sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi,resim,harç vb. mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz’’yazıldıktan sonra aynı maddenin ikinci bendinde ‘’Fiyat farkı verilemez’’ ibaresi konulmuş;üçüncü bendinde ise ‘’Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz ‘’ sözlerine yer verilmiştir.
Anayasamızın 48 ve BK. 19Maddeleri gereğince hukukumuzda akit serbestisi vardır. Taraflar, yasaya, ahlaka ve adaba aykırı olmadıkça istedikleri konuda sözleşme yapabilecekleri gibi, sözleşmeye de istedikleri hükümleri koyabilir. Akit serbestisinin sonucu olarak taraflara sözleşmeden ... tüm yükümlülüklerini de yerine getirmelidir. Bu nedenle kural olarak davacı satıcı sözleşmenin yukarıya alınan hükümleri doğrultusunda fiyat farkı isteyemez.
Ancak 5.5.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan ve yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararnamesi Petrol ürünleri için satıcıya fiyat farkı ödenmesini kabul etmiştir. Bu bağlamda 24.11.1986 tarihli ve 1986/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davacı 5.5.2005 tarihinden önce teslim ettiği kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyemezse de, kararnamenin yürürlüğünden sonraki dönemde teslim edilecek kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyebilir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, mahkemece 5.5.2005 tarihinden sonraki dönemde teslim edilen akaryakıt için fiyat farkı talebini kabul etmesi gerekirken, davayı tümden reddetmesi usul ve yasaya aykırı aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15966, K. 2008/5372, 15 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama