Davacı,tarımsal sulama abonesi olan davalının fatura borcunu ödemediğini,girişilen icra takibine de gecikme zammı ve gecikme zammının KDV si yönünden itiraz ettiğini ileri sürerek itiraza uğrayan 23.654.99 YTL yönünden icra takibine vaki itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece,davanın kabulüne ,itirazın iptaline,davacının takibe itirazının asıl alacağa değil,ferilerine yönelik olması nedeniyle inkar tazminatı talebinin reddine,davacı vekili yararına 450YTL vekalet ücreti taktirine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İ.İ.K.nun 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava açarak haklı çıkması gerekir. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması gerekli değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, davacı bu davasında münhasıran işlemiş faiz alacağını ve bunun KDV’sini dava konusu yaptığından ve böylece talep edilen bu iki kalem istek yönünden fer’i alacak asıl alacak niteliğine büründüğünden icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmiş olması
2007/15975-2008/5768
usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Davacı bu davasında harca esas değeri 23.654.99 YTL göstermek suretiyle talepte bulunmuş;mahkemece ise davanın kabulüne karar verilmiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesi hükmüne göre konusu para veya para ile değerlendirilen davalarda nispi vekalet ücretine hükmedilir.Mahkemenin Tarifenin bu hükmünü göz ardı ederek davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmetmiş olması doğru değildir.Bozmayı gerektirir.
Ne varki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması usulün 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ikinci bendindeki "Borçlu borca itiraz etmeyip,ferilerine itiraz etmekle itirazında haksız görülmemekle icra inkar tazminatına yer olmadığına"sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine "itiraza uğrayan ve davaya konu edilen 23.654.99 YTL alacağın %40 ı olan 9.461.96 YTL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline" sözlerinin yazılmasına,yine yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının beşinci bendinin birinci satırındaki (hesaplanan 450 YTL)söz ve rakamlarının hükümden çıkartılmasına yerine(karar tarihinde yürürlükte
bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.565.65 YTL vekalet)söz ve rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.