KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/16095 E., 2008/5094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara ait tapulu taşınmazı 1983 yılında 2.500.000 TL karşılığı adiyen düzenlenen sözleşme ile satın aldığını, ancak tapunun verilmediğini ileri sürerek, ödenen bedelin yasal faizi ve munzam zararı ile 5.000.000.000 TL.nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın belli bir bedel karşılığı kiraya verildiğini, kira bedelinin kendisine iade edildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,ilk kararda davacının davasını kesin deliller ile ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dairenin 29.11.2005 tarihli ve 2005/12828-17559 esas ve karar sayılı ilamı ile “ödenen satış bedelinin denkleştirilerek ifanın imkansız hale geldiği tarih itibarıyla alım gücünün hesaplanması gerektiği belirtilerek” davacı yararına bozulmuş,bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ıslah edilen miktarla birlikte 7.502 YTL nin davalılardan yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göredavalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan hesap bilirkişisinin raporundan sonra davacı 23.3.2007 havaleli, ıslah dilekçesi ile talebini 5000 YTL den bilirkişi raporu doğrultusunda 7.502 YTL ye çıkartmış, davacının fazlaya ilişkin hakkını bozma ilamından sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu öğrendiği gerekçesiyle bu tarih itibarıyla verdiği ıslah dilekçesinde yazılı miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 1944/101948/3, 4.2.1948 T. ve İBK’na göre hükmün Yargıtayca bozulmasından sonraki safhada ıslah mümkün değildir. Bu nedenle ıslah talebinin reddi gerekirken mahkemece aksi düşüncelerle kararın yargıtayca bozulmasından sonraki safhada yapılan ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/16095, K. 2008/5094, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama