KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/16103 E., 2008/1884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında lisans imtiyaz sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme hükmü uyarınca işletmenin elde ettiği gelirlerden masraf ve vergiler düştükten sonra kalan miktarın onbinde otuşbeş'i oranındaki tutarın kuruma katkı payı olarak ödenmesi gerektiğini, 2002 yılına ilişkin katkı payının eksik ödendiğini, bu alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, eksik ödemelerinin bulunmadığını, telefon satış geliri, gecikme cezaları ve hazine payının brüt gelire girmeyeceğini davacının bu istemlerinde haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Telekomünikasyon hizmet ve alt yapılarına ilişkin yetkilendirme yönetmeliği 4-n maddesinde; “brüt satışları satılan mal ve hizmetle ilgili sübvansiyonlar, satış tarihindeki vade farkları ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları ve vergi iadeleri dahil KDV hariç olmak üzere işletmenin esas faaliyeti çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan ve tahakkuk ettirilen tutardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Davacı 2007/16103-2008/1884
tarafından talep edilen ek bedelin bu kapsam içinde değerlendirip değerlendirilmeyeceği uyuşmazlık konusudur. HUMK. 275 maddesine göre çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşü alınması gerekir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun, uyuşmazlık konusu ile ilgili alanda uzmanlığı, bilgi birikimi ve deneyimi olduğu anlaşılamayan bilirkişi tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile yeniden inceleme yapılarak davacı talebinin sözleşme kapsamında istenmesi mümkün olup olmadığı hakkında taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/16103, K. 2008/1884, 12 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama