KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/1761 E., 2007/6705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 20.4.1994 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile davalı Kooperatiften 11 numaralı daireyi satın aldığını, ancak projede kömürlük olarak görülmesi nedeniyle dairenin adına tescil edilemediğini, dairenin değerinin 20.000.000.000 TL olmasına rağmen açtığı davada 10.066.500.000 TL'na hükmedildiğini, manevi olarak da zarar gördüğünü ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 1.000.000.000 TL maddi tazminat ile 5.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının daha önceki açtığı davanın kesin hüküm oluşturduğunu, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminatında şartları oluşmadığı için davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davayı 12.5.2005 tarihinde açarak davalı olarak tasfiye halindeki kooperatifi göstermiştir. Hemen belirtmek gerekirki bir davanın taraflarının tüzel veya ... kişi bulunması zorunlu olup, bu bağlamda davanın da ... veya tüzel kişi aleyhine açılması mecburidir.
Davacının temyiz dilekçesine ekli olan Ticaret Sicil Memurluğu yazısında davalı kooperatifin 4.3.1994 tarihinde tasfiye sürecine girdiği ve 2.5.2005 tarihinde de tasfiye kapanışının yapılarak sicil kaydının silindiği bildirilmiştir. Bu durumda henüz dava açılmadan önce tüzel kişiliği sona eren S.S. ... 2 Konut Yapı Kooperatifi aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere davalı sıfatıyla ancak tüzel veya ... kişilere karşı dava açılması olanaklıdır. Mahkemece davalının tüzel kişiliğinin devam edip etmediği, etmişse hangi tarihte sona erdiği araştırılıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/1761, K. 2007/6705, 14 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama