KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/3691 E., 2007/9936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile harici satış vaadi sözleşmesi yaptığını, 10.000 dolar kaparo verdiğini, tapuda yaptığı araştırmada taşınmazın metrekaresinin az olduğunu öğrendiğini ileri sürerek ödediği bedelin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 10.000 ABD dolarının tanzim tarihindeki Türk parası karşılığının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 10.000 Dolara dava tarihinden tahsil tarihine kadar dövize uygulanan yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı ile harici satış vaadi sözleşmesi yaptığını, satın almak istediği taşınmazın tapudaki miktarının daha az olduğunu öğrendiğini, belirterek ödediği bedelin faizi ile tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı davacının gerekli araştırmayı yaparak taşınmazı satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece ödenen bedelin tanzim tarihindeki Türk Lirasının karşılığının tahsiline karar verilmiş olup, Tanzim tarihi olarak sözleşme tarihi kastedilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen ve dosyada fotokopisi bulunan sözleşmede herhangi bir tarihin atılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Hal
2007/3691-9936
böyle olunca hüküm bu hali ile, infazda tereddüt ve ihtilaf yaratacak niteliktedir. HUMK. 388-389 . maddeleri hükmüne göre mahkeme kararlarının açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olması gerekir. Karar bu haliyle usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/3691, K. 2007/9936, 10 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama