İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/4357 K.2007/8565

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2007/4357Karar2007/8565Tarih18 Haziran 2007Okuma5 dk · 948 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/4357 E., 2007/8565 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, geçirdiği trafik kazası nedeni ile 20.9.1999 tarihinde acil olarak davalı hastaneye yatırıldığını, 15 gün süren tedavisi sonucu 4.10.1999 tarihinde taburcu edildiğini, ancak aynı gün evde ayağa kalkmak isterken bacağının vücudunu tartmaması nedeni ile düştüğünü, bilahare 5.10.1999 tarihinde davalıya müracaatında çekilen MR sonucu sağ dizde kapsül yırtığının bulunduğunun, fizik tedavi sonucu ameliyat edilebileceğinin bildirildiğini ancak fizik tedaviden sonuç alamadığını, kaza anında davalı tarafından gerekli müdahalenin yapılmaması nedeni ile davalının kusurlu ve özensiz davranışı nedeni ile ayağının sakat kaldığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 1.000 YTL. maddi ve 25.000 YTL: manevi tazminatını ödetilmesini istemiştir.

Davalı, davacının bilincinin kapalı olması nedeni ile, öncelikle yaşama döndürmek amaçlı tüm müdahalelerin yapıldığını, yoğun bakımdan çıktıktan sonra davacının yürütüldüğünü, hiçbir şikayette bulunmadığından taburcu edildiğini, davacının evde düşmesi nedeni ile sakatlanmış olabileceğini hiçbir kusurun bulunmadığını, gereken tıbbi müdahelenin zamanında yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, Adli Tıp Kurulu’nca ve oyçokluğu ile alınan Genel Kurulu’nca düzenlenen raporda, hastane ve doktorun kusurunun bulunmadığının açıklanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

2007/4357-8565

Dava, davacının davalı hastanenin teşhis ve tedavide gerekli özen ve ihtimamı göstermemesi nedeniyle, bacağının sakat kaldığı açıklanarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık tedaviyi gerçekleştiren davalı hastanenin , davacının bacağının sakat kalmasında hukuka aykırı bir eyleminin, ve kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davadaki ileri sürülüşe ve kabule göre dava temelini vekillik sözleşmesi oluşturmaktadır. Eş deyişle dava, davalı hastanenin vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. (BK:386, 390 md)

Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK:390/11) Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor, tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır.

Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken, hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı, onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz, özen göstermeyen bir vekil, BK.

394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Somut olayda, davacının yaya halinde iken otomobil çarpması sonucu yaralanma nedeni ile davalı hastaneye 20.9.1999 tarihinde müracaat ettiği 28.9.1999 tarihine kadar yoğun bakımda kaldığı, 28.9.1999-4.10.1999 tarihleri arasında nöroşirurji servisinde izlenerek 4.10.1999 tarihinde taburcu edildiği, 5.10.1999 tarihinde diz ağrısı yakınması ile davalıya yeniden müracaatında çekilen MR sonucu sağ dizde kapsül yırtığının tesbit edildiği ve fizik tedavi önerildiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumunun 21.11.2005 günlü raporunda, davacının davalı hastaneye geldiğinde, bilinci kapalı ve kafa travması mevcut olduğu, bu durumda eklem hareketlerinin 2007/4357-8565

sağlıklı olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca hastanın yatışında yürütülerek, tuvalete gittiği ve izlemde buna yönelik bir şikayetin olmadığı , bu nedenle davalıya atfı kabil kusurun bulunmadığı, davacının 26.7.2004 tarihli muayenesinde de ....bir adet menteşeli diz cihazı ile yürüdüğü bildirilmiş, aynı gerekçe oy çokluğu ile alınan 8.6.20006 tarihli Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunda da tekrarlanmış ve ayrıca davacının taburcu olduktan sonra evde de düşmesinin etkili olduğu açıklanmıştır.

Dosyaya ibraz edilen davacının davalı hastaneye yattığı 20.9.1999 tarihine ait saat 23.10’ da yazılan hemşire notunda ; “ hastaya bakım verildi, sağ bacağında bir kırık olabileceği fark edildi, AP lateral çekildi APTT gönderildi, sonuçları normal geldi Dr. ... biliyor “ kaydı olduğu, saat 24’ de de “ röntgeni ... bey gördü “ kaydının yer aldığı anlaşılmış, davalı hastane bu nota karşılık olarak, davacıya AP/lateral bacak grafisi çekildiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, mevcut hemşire notunun sağ bacaktaki diz problemini ifade etmek amaçlı bir tıbbi kayıt hatası olabileceği açıklanmıştır.

Yine serviste izlendiği süre boyunca alınan hemşire notlarında davacının “ wc ye yürütüldü “, “ yardımla mobilize “ şeklinde tesbitlerin bulunduğu görülmüştür.

Adli Tıp Kurumu Genel kurulu muhalefet şerhinde de, davacının hastaneye yattığı süre içinde sistematik muayenelerinin düzenli ve hassas yapılmadığı, dizindeki ciddi ve ağır yaralanmanın teşhis edilmeyerek atlandığı aksine yürütülerek tablonun daha da ağırlaştırıldığı ve bu hali ile taburcu edilmesi nedeni ile davalının 2/8 oranında kusurlu olduğu açıklanmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı hastaneye yattığı ilk gecede alınan hemşire notunda, davacının bacağındaki arazın tesbit edildiği, servisteki takiplerinde hep yardımla yürütüldüğü, kendi başına yürümediği,

taburcu olduktan sonraki evdeki düşmesinin daha önceki yaralanma ile ilgisinin bulunmadığına ilişkin bulguların mevcut olmadığı hususları değerlendirildiğinde, Adli Tıp ve Genel kurul tarafından ,açıklanan hususlar üzerinde durulmadan, davacının mevcut durum itibariyle sakatlığının bulunup bulunmadığı ve zamanında tedavi edilse idi, yine araz kalıp kalmayacağı hususunda açıklama yapılmadan, soyut ifadelerle rapor verilmiştir.

Bu haliyle rapor inandırıcı ve tatminkar olmaktan uzaktır. O halde mahkemece yapılacak iş; üniversitelerin ilgili anabilim dallarından ve özellikle konusunda uzmanlarından seçilecek bilirkişilerden oluşmuş bir kurul aracılığı ile dosyadaki hastahane de tutulmuş dosya ve kayıtlar, taraf savunmaları, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, yapılması gerekenle, yapılan müdahale ve tedavinin ne olduğu, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda doktor hatası olup 2007/4357-8565

olmadığını gösteren nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak ve böylece hasıl olacak sonuca uygun karar vermektir. Eksik inceleme ve mevcut delilleri değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 18.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/4357, K. 2007/8565, 18 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/4357
Karar No
2007/8565
Tarih
18 Haziran 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/4358 K.2007/5964
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/4358 K.2007/7916
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/4359 K.2007/5823
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/4359 K.2007/5962
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/4359 K.2007/8135
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/4360 K.2007/5746

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.