İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/8749 K.2007/13503

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti.…

Esas2007/8749Karar2007/13503Tarih15 Kasım 2007Okuma4 dk · 882 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/8749 E., 2007/13503 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Kasım 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davacı ...’nin 8.4.2002 tarihinde davalı hastanede sezeryan ile doğum yaptığını, bir gün sonra hemşire tarafından ... kesici voltaren iğne yapıldığını, iğnenin kas dokusu yerine hatalı olarak deriye yakın yağ tabakasına enjekte edilmesi nedeniyle morarma ve ... olduğunu, doktora söylediği halde zamanla geçer denildiğini, taburcu olup eve gelince iğne yapılan yerde su toplama olunca davalıya gittiğini, su toplayan yer patlarsa sürmek için merhem önerdiklerini, sürdüğünü ancak o bölgenin 10-15 cm kabuklu yara haline geldiğini, tekrar davalı hastaneye gittiğinde kabuğun üzerini çizip ilaç sürdüklerini,

kapalı pansuman yaptırmasını önerdiklerini, iyileşemeyince raporunu uzatmak için doktora gittiğinde ameliyat olması gerektiğinin söylendiğini, 3.7.2002 tarihinde ameliyat olduğunu, tam iyileşme sağlanamadığını, tedavisinin devam ettiğini, davacı ...’in de eşinin tedavisi ile ilgilenmesi nedeniyle işinden geri kalarak zarara uğradığını ileri sürerek davacı ... için 2.250,00 YTL maddi, 7.500,00 YTL manevi tazminat ile davacı ... için 250,00 YTL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, davacı ...’ye normal tedavi gereği ... kesici dikloran iğne yapıldığını, iğneyi yapan hemşirenin işinin ehli olduğunu, davacının taburcu olduktan sonra kalçasında kızarıklık olduğu şikayeti ile geldiğinde kalçasında 10-12 cm deri lezyonu görüldüğünü, kalçadan yapılan enjeksiyonlarda ender olarak kızarıklık olabildiğini, bunun iğnenin yağ dokusuna yapılmasından değil, hastanın bünyesel farklılıklarından veya gözle görünmeyen kılcal damar zedelenmesinden kaynaklanabileceğini, davacının müracaatı üzerine iyi niyetle ücretsiz olarak doktor kontrolünde pansuman tedavisine başlandığını, davacın hastanedeki tedaviyi yarım bıraktığını, kendi kusuru ile zararı çoğaltıp tedavi süresini uzattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, alınan adli tıp raporu doğrultusunda davalıya atfedilebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Bir davada dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK’nun 76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir.

Davacı, davalı hastanede, sezeryan ameliyatı sonrasında kalçadan yapılan ... kesici iğnenin yanlış yere enjekte edilmesi ve devamında gerekli tedavinin yapılmaması nedeniyle ameliyat olmak zorunda kaldığını, iğne bölgesinde doku kaybı oluştuğunu, estetik ameliyat olduğu halde tam iyileşme sağlanamadığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. (BK.

386-390) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur.

(BK.321/1 md.) O nedenle davacının tedavisini üstlenen hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Hastane, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır.

Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlar da, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir.

Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir ... gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise hastane sorumlu tutulmamalıdır.

Somut olayda, hükme esas alınan Adli Tıp raporunda, “davacının kalçasında 19 cm boyunda yer yer renk değişik çökük bölge bulunduğu, şikayetin ortaya çıktığı dönemde yapılan muayenenin hastane kayıtların bulunmadığı, davacı iddiasında bulunan voltaren iğnenin yüzeysel yapılsa bile bu sonucu doğurmayacağı, bu nedenle lezyonun nedeninin bilinemeyeceği” bildirilmiş ise de tanık olarak dinlenen doktorlar, davacının taburcu olduktan 1 hafta sonra kontrole geldiğini, kalçasında morluk, ... ve su toplama olduğunu, pansumana başlandığını ancak davacının tedaviyi yarım bıraktığını bildirmişlerdir.

Davacının müracaatı ile ilgili hastane kaydı bulunmaması davacının kusuru değildir. Davalı yan davacının hastaneye geldiğini inkar etmemektedir. Ayrıca, dosya içinde bulunan ve 21.4.2005 tarihli, davacıya estetik ameliyatı yapan bölüm başkanı tarafından hazırlanan raporda, “hastada saptanan doku defektinin hastanın öyküsünde mevcut olan enjeksiyona bağlı olarak gelişmiş olabileceği gibi travma ve enfeksiyon gibi etkenlere sekonder olarak da gelişebileceği” açıklanmıştır.

Bu itibarla adli tıp raporu ihtilafı çözmekten uzak, yeterli ve doyurucu bir rapor olarak kabul edilemez. Davacıdaki rahatsızlığın iğnenin yanlış yere enjekte edilmesi sonucu oluşup oluşmayacağı, davacının zamanında başvurusuna rağmen yeterli ve gerekli tedavinin yapılıp yapılmadığı, tartışılıp değerlendirilmemiştir.

Bu nedenlerle, mahkemece, dosya içindeki tüm raporlar, davalının tuttuğu ameliyat notları, takip kartları, davacıya kullandırılan ilaçlara ilişkin belgeler, estetik ameliyata ilişkin not ve kayıtlar vs tüm tıbbi belge ve kayıtlar getirtilerek, Üniversitelerin ilgili bölümlerinde Öğretim Üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, davalıya atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/8749, K. 2007/13503, 15 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8749
Karar No
2007/13503
Tarih
15 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8752 K.2007/9226
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8754 K.2007/9116
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/8754 K.2007/10616
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8755 K.2007/9115
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/8755 K.2007/10474
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/8755 K.2007/13504

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.