KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1003 E., 2008/10161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... ve ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1996-1998 yılları arasında avukat olarak davalıların çeşitli mahkemelerdeki işlerini takip ettiğini, yazılı sözleşme bulunmadığını, ancak sözlü kararlaştırmaya göre ödenecek avukatlık ücretinin %15 olarak belirlendiğini, davalıların hak edilen avukatlık ücretlerini ödemediğini, bu nedenle 27.7.1998 tarihli ihtarnameyi göndererek istifa ettiğini ileri sürerek, şimdilik ... ve ...’dan her birinden 30.000,00 YTl. ...’dan 10.000,00 YTL. avukatlık ücretinin tahsilini istemiştir.
Davalılar, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, avukatlık ücretlerinin ödendiğini, davaların Sulh ile sonuçlandığını, davacının kendi iradesi ile istifa ettiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının istifa ile ilgili ihtarının 28.7.1998 tarihinde tebliği edilmiş olup, Avukatlık kanunun 41. maddesi gereğince vekillik görevinin 15 gün daha uzayacağı ve dolayısı ile görevin 12.8.1998 tarihinde sona erdiğinden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının hak ettiği avukatlık ücretinin Avukatlık kanunun 164/4 maddesine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılarak,
davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava avukatlık ücreti alacağına ilişkin olup, davacı avukat tarafından 1996-1998 yılları arasında davalılara ait toplam 16 adet davanın takip edildiği, taraflar arasında avukatlık ücreti ile ilgili yazılı bir kararlaştırmanın olmadığı açık ve belirgindir.
Her ne kadar mahkemece, Avukatlık Kanununun geçici 21. maddesi gözetilerek anılan yasanın 5043 yasa ile değişik 164. maddesi gereğince belirlenen ücretin istenebileceği kabul edilmiş ve buna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiş ise de Dairemizin başvurusu üzerine Avukatlık Kanunun geçici 21. maddesi 7.2.2008 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Böyle olunca mahkemece, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinin 1996 yılında kurulduğu gözetilerek bu tarihte yürürlükte olan Avukatlık kanunun 163/son maddesi hükmü gözetilerek davacının talep edebileceği avukatlık ücretinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1003, K. 2008/10161, 17 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama